بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ
وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ
Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve beraketuhu Sevgili
Kardeşlerim 💐. Selamın en güzeli üzerinize
olsun 💐. Dünya ve Ahiretteki mutluluk
siz ve sevdiklerinizin üzerine olsun 💐. Her daim, birbirimize ulaşan tek şey, hayır olsun 💐
📣 Sünnet, kuran gibi VAHİY MAHSULUDUR ve KORUNMUŞTUR. Katiyetle mümkün değildir
ki Allah Azze ve Celle kitabını nazil edip, ayetlerdeki muradının ne olduğunu bir beşeri algıya bıraksın ⛔. Hal böyle olsaydı, nelerin olucağını sizde tahmin ediyor musunuzs Herkes kendi yolunu çizer, istediği ve
anladığı şekilde ibadet eder, her şeyin keyfiyetini kendi mücerret aklı ile biçerdi.
Hamdolsun ki böyle bir vakia söz konusu değildir. Nitekim Rabbimiz Elçisine sallalahu aleyhi ve sellem İslamın ahkamlarının bitamamını bildirmiştir. Allah Rasulu sallalahu aleyhi ve sellem, ümmetine Allahu Teala'nın nasıl tevhideleneceğini 💎, namazın
nasıl kılınacağını 💎, zekatın hangi miktarda
verileceğini 💎, hacılığın nasıl
yapılacağını 💎 ve daha nicelerini Rabbimizden aldığı bildirimlerle beyan etmiştir. Allahu Teala hiç bir meselenin içeriliğini insanlara BIRAKMAMIŞTIR.
📣 Aynı şekilde kardeşlerim, katiyetle mümkün değildir ki Allahu Teala, Kuran'da
"zikri" koruma vazifesini üstlenip, hakikatte onu korumamış
olsun.
Şimdi gelin hep beraber bu sözlerimizi İlahi hüccetlerle takviye edelim.
A - Sünnetin Vahiy Ürünü Olduğunu İspatlayan Naslar
Şimdi gelin hep beraber bu sözlerimizi İlahi hüccetlerle takviye edelim.
A - Sünnetin Vahiy Ürünü Olduğunu İspatlayan Naslar
Sevgili kardeşlerim, evvela şunu iyicene idrak etmeliyiz ki sünnetin 3 görevi vardır.
Bunlardan bir tanesi de insanlara Kuran-i Kerimi açıklamak/tefsir etmektir. Bu açıklama yetkisi Muhammed
sallallahu aleyhi ve sellem'e verilmiştir. Ondan başka hiç kimse Kuranı beyan
etmeye hakkı yoktur : "Sana da, insanlara kendilerine indirileni açıklayasın diye Kuran'ı indirdik. Belki onlar düşünürler." Nahl, 44. İman Taberi der ki bu ayetle Allahu Teala elçisini sallallahu aleyhi ve sellem Kuran'ı açıklamaya memur kılmıştır. (el-İhkam, İbn Hazm).
🌾 Sünnetin vahiy olduğunu gösteren ayetler :
Beyan hakkının kime ait olduğunu anladıktan sonra gelelim birinci ayetimize değerli kardeşlerim. Allah Rasulu sallallahu
aleyhi ve sellem İslamı öğretirken hiç bir zaman kendi nefsi ve arzusu ile konuşmadı. Çünkü böyle yapsaydı, kendisine tevdi edilen peygamberlik vazifesini yerine getirmemiş olurdu. Bilakis ümmetine
aktardıkları vahyedilen bir vahiyden başkası değildir :
"O, kendi heva ve hevesiyle KONUSMAZ.
O (bildirdikleri) kendisine vahyedilen
bir VAHİYDEN başkası değildir"
🍃🌹🎀 Necm, 3-4 🍃🌹🎀
➠ İmam Sa'di "O, bildirilen bir vahiyden başkası değildir." Necm 4. ayeti için der ki : "Bu buyruk, sünnetin de Allah tarafından Rasûlüne bildirilen bir vahiy olduğunu göstermektedir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır : "Allah sana Kitabı ve hikmeti indirmiştir." en-Nisa, 4/113. Yine bu buyruk, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in Yüce Allah ve O'nun şeriatı hakkında verdiği haberlerde masum olduğuna da delildir. Çünkü onun söylediği sözler, hevâsından değildir; ona bildirilen bir vahiydir." Tefsir's-Sa'di, Cilt 5, sayfa 64.
➠ İbn Kesirin tefsirinde ise İbnu Amr Ibni'l-As radiyallahu anhumanın rivayeti zikredilmiştir : "Ben Resulullah aleyhissalatu ve selam'dan işittiğim her şeyi yazıyordum. Kureyş bu isten beni men etti. Dediler ki: "Sen her (işittiğin) şeyi yazıyorsun, halbuki Resulullah aleyhissalatu ve selam bir insandır, memnun ve öfkeli halde de konuşur." Bunun üzerine yazmaktan vazgeçtim. Sonra durumu Resulullah aleyhissalatu vesselam'a anlattım. Parmağı ile ağzına işaret ederek: "Yaz, nefsimi elinde tutan Zata yemin olsun, ondan haktan başka bir şey çıkmaz!!!" buyurdu." Ebu Davud, Ilim 3, (3646). Sevgili kardeşlerim, sünnetin vahiy ürünü olduğunu kanıtlayan daha bir çok ayet vardır Kuran-i Kerim'de. Bunlardan bir tanesi daha :
“Ey Peygamber, acele etmek için dilini hareket ettirme,
onun (Kur’an) toplanması ve okunması bize aittir. Biz sana onu okuduğumuz zaman
onun kıratına tabi ol, ondan sonra
ONUN AÇIKLANMASI YİNE BİZE AİTTİR”
🍃🌹🎀
Kıyame /17-19 🍃🌹🎀
Bu ayette çok net bir şekilde Kuranı açıklamak, Nebimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in vasıtasıyla Yüce Rabbimize ait olduğu ortaya konmuştur.
➠ İbn Kesir rahmetullahi aleyh «Sonra şüphesiz onu açıklamak da Bize aittir» kısmı için der ki tefsirinde : ➠ "Ezberleyip okuduktan sonra onu sana AÇIKLAR ve İZAH ederiz. Koyduğumuz hüküm gereğince maksadımızın ne olduğunu sana ilham ederiz".
➠ İbn Kesir rahmetullahi aleyh «Sonra şüphesiz onu açıklamak da Bize aittir» kısmı için der ki tefsirinde : ➠ "Ezberleyip okuduktan sonra onu sana AÇIKLAR ve İZAH ederiz. Koyduğumuz hüküm gereğince maksadımızın ne olduğunu sana ilham ederiz".
➠ İmam Sa'di ise "Sonra onu açıklamak da hiç şüphesiz Bize düşer" ayeti için der ki : "Yani manalarını açıklamak da bize aittir." Tefsir's-Sa'di, Cilt 5, sayfa 411.
Öyleyse Sünnet nedirs Sünnet, vahiydir 🌹.
Başka bir ayet ise şöyledir :
Öyleyse Sünnet nedirs Sünnet, vahiydir 🌹.
Başka bir ayet ise şöyledir :
“...Allah sana kitabı ve HİKMETİ İNDİRMİŞ,
bilmediğini öğretmiştir”.
🍃🌹🎀 Nisa 4/113 🍃🌹🎀
➠ Yine İbn Kesirin rahmetullahi aleyh
tefsirinden şöyle bir kısmı zikredelim: "...Sonra da
Allah Teâlâ her durumda peygamberini te'yîd edip koruduğunu, kendisine kitabı (ki bu
Kur'an'dır) ve hikmeti 📣 (ki bu da SÜNNETTİR) indirdiğini haber vererek..."
Demek ki kitabın yanında bir şey daha inmektedir : hikmet. Kuranla aynı mertebede olan ve onunla inen bir şey vahiy değilse nedirs
Öyleyse Sünnet nedirs Sünnet, vahiydir 🌹.
Diğer bir ayette Rabbimiz buyurmaktadır :
Diğer bir ayette Rabbimiz buyurmaktadır :
“(Ey Peygamber hanımları),
evinizde okunan ayetleri ve HİKMETİ hatırlayınız”
🍃🌹🎀
Ahzab 33/34 🍃🌹🎀
Ayetlerin yanı sıra hikmette okunmaktadır. ➠ İbn Kesir rahmetullahi aleyh der ki : "Hikmet, sünnettir".
Öyleyse Sünnet nedirs Sünnet, vahiydir 🌹.
🌾 Sünnetin vahiy olduğunu gösteren hadisler :
✨“Size
Allah (c.c.)’ın kitabı ve onun elçisinin sünneti olmak üzere iki şey
bıraktım. Onlara sarıldığınız müddetçe ebediyen sapıklığa düşmeyeceksiniz”. el-Hakim, Müstedrek;
Malik, Muvatta.
✨“Haberiniz olsun, bana Kur’an ve onunla birlikte misli verildi” Ebu Davud, Sünen, n° 4604.
Bu kavillerle anlaşılmaktadır ki, hidayetin anahtarı Kuran ARTI Sünnettir. Çünkü Kuran ve Sünnet,
📍 Bir elmanın iki yarısıdır.
📍 Birbirini TAMAMLAR,
📍 Her açıdan bir birbirini DESTEK eder,
📍 Asla aralarında çelişki olmaz.
➠ Gelmiş geçmiş alimler sünneti BÖYLE kabul etmişlerdir. BÖYLE amel etmişlerdir. Binaenaleyh, ilhad yoluna sapmamanın tek yolu Kuran ve Sünnete sarılmaktır. Bu da ancak her ikisinin Allahu Teala'dan gelen kaynaklar olması ile izah edilir.
📍 Bir elmanın iki yarısıdır.
📍 Birbirini TAMAMLAR,
📍 Her açıdan bir birbirini DESTEK eder,
📍 Asla aralarında çelişki olmaz.
➠ Gelmiş geçmiş alimler sünneti BÖYLE kabul etmişlerdir. BÖYLE amel etmişlerdir. Binaenaleyh, ilhad yoluna sapmamanın tek yolu Kuran ve Sünnete sarılmaktır. Bu da ancak her ikisinin Allahu Teala'dan gelen kaynaklar olması ile izah edilir.
✨ Evzai (öl.187) Hasan
b. Atiyye’den şöyle dediğini nakleder: “Vahiy,
Resulullah’a (s.a.v.) inerdi. Onu tefsir eden sünneti de ona Cebrail getirirdi". Ed-Darimi✨ Diğer bir rivayette ise, “Cebrail Resulullah’a (s.a.v.), aynen Kur’an-ı indirdiği gibi sünnetide indirdi ve ona Kur’an-ı öğrettiği gibi onu da öğretirdi”. Es-Suyut, Miftahu’l-Cenne.
B - Sünnetin
Korunmuş Olduğunun Delilleri
🌾 Yüce Allah katından vahyedilen her şey indirilen bir zikirdir:
🌾 Yüce Allah katından vahyedilen her şey indirilen bir zikirdir:
Yüce Rabbimizin şu ayetine dikkat buyurunuz kardeşlerim :
“Şüphe yok ki o zikri biz indirdik.
Onu koruyacak olanlar da elbette bizleriz”.
🍃🌹🎀 Hicr 15/9 🍃🌹🎀
Muhterem kardeşlerim, Kitap ve hadislerin ışığında sünnetin tıpkı Kuran gibi Yüce Allah katından bir VAHİY olduğunu öğrendik.
Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e vahyedilen her bir şey, Allahu Teala tarafından indirilimiş bir zikir olduğu konusundan şeriat ve lugat alimleri ittifak etmişlerdir.
➠ İbn-i Hazm Allah ona rahmet etsin, şöyle demiştir ➠ "Allah Teâlâ, elçisi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in bütün sözlerinin vahiy olduğunu haber vermiştir. Vahiy, tartışmasız 'Zikr'dir. Zikr ise, Kur'an nassıyla (Hicr Sûresi 9. âyetiyle) korunmuştur. Böylelikle Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bütün sözleri, Allah -azze ve celle-'nin muhafazasıyla koruma altına alınmış ve sünnetten hiçbir şeyin kaybolmayacağı bize garanti edilmiştir. Zirâ Allah Teâlâ'nın koruduğu şeyin, bir kısmının bile kaybolmasının kesinlikle imkânı yoktur.Bu sebeple sünnetin hepsi bize intikal etmiştir." ("el-İhkâm fî Usûli'l-Ahkâm"; c: 1, s: 95). Yine şöyle demiştir ➠ "Zikr, Allah Teâlâ'nın, elçisi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e indirdiği Kur'an veya sünnetin hepsine verilen isimdir." ("el-İhkâm fî Usûli'l-Ahkâm"; c: 1, s: 115) .
➠ İbn-i Kayyim ise -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir ➠ "... Bu sebeple Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in dîndeki bütün sözlerinin Allah katından bir vahiy olduğu ve Allah katından olan her vahyin de Allah Teâlâ'nın indirdiği bir 'Zikr' olduğu böylelikle anlaşılmış olmaktadır. Nitekim Allah azze ve celle bu konuda şöyle buyurmuştur ➠ "(Ey Nebi!) Allah, sana kitabı (Kur'an'ı) ve hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti. Allah'ın senin üzerindeki lütfu çok büyüktür." (Nisâ Sûresi: 113). Âyette geçen 'Kitab', Kur'an'dır, 'Hikmet' ise; sünnettir. Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur: "Biliniz ki bana, Kur’an ve onun benzeri (sünnet) verildi..." Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bu hadiste, kendisine Kur'an verildiği gibi sünnet de verildiğini haber vermiştir. Allah Teâlâ, kıyâmet gününe kadar insanlara onunla huccetini ikâme etmesi için Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem-e vahyettiği ve O'na indirmiş olduğu şeyleri korumayı garanti altına almıştır." ("Muhtasaru's-Savâiki'l-Mursele"; c: 2, s: 371)
🌾 Sünnetin hıfzedilmiş olması aklen gereklidir:
Kardeşlerim, kendimize soralım :
Kardeşlerim, kendimize soralım :
➠ sünnet kuranın açıklaması, tefsiri olduğuna göre,
➠ Yüce Allah'ın ayetlerinde ki muradını beyan edici olduğuna göre,
➠ mücmel (özet) olanın detaylandıran unsur olduğuna göre,
➠ mutlak'ı takyit edici olduğuna göre,
➠ hulasa Allah katından vahiy olduğuna göre,
Nasıl ilahi korunma altından çıksın kis
Bi düşünün!
Hadisler korunmadı diyeceksiniz, öyleyse Rabbimiz Kuranın 40 ayetinde Rasulüne tabi olmayı neden emrediyors
Hadisler korunmadı diyeceksiniz, öyleyse Rabbimiz Nisa 59'da ihtilafın çözümünü Kuran'a ve Sünnete götürmemizi neden emrediyors Bizleri tahrif edilmiş, korunmamış bir şeye döndürmesi mümkün müs
Göklerin ve yerin tek Meliki,
Tasarrufçusu, Yöneticisi olan Allahu Teala Kuranı koruyup vahiy olan sünneti
hıfzetmeye gücü yetmez mis Dinini Rasulune sallallahu
aleyhi ve sellem ilka edip, sonra ki gelen nesillere Kuran'ın beyanını, ayetlerinde ki muradını kendi reylerine bırakmasına imkan var mıdır s Bu sorunun cevabi evet ise, o
zaman bir Rasule ne gerek vardıs HAYİR sevgili kardeşlerim. HAYİR. Dinimiz en ince detaylara kadar KORUNMUŞTUR. Sünnet korunmasaydı, bizler 1400 sene sonra:
% Kuran ayetlerinin nasıl tefsir edileceğini BİLMEZDİK !
% Tevhidden sonra en büyük ibadetimiz olan namaz, ve Kuran'da mücmel bırakılmış diğer ibadetlerin keyfiyetini UYDURURDUK !
% Teşehütte ettehiyatu'yu OKUMAZDIK !
% Af edersiniz günlük fıtri ihtiyaçlarımızdan sonra namaza durmak için abdest ALMAZDIK !
% İmanın 70 şube'ye ayrıldığını ANLAMAZDIK !
% Riyanın küçük şirk olduğunu DERK EDEMEZDİK !
% Kıyametin küçük alametlerinin nasıl vuku bulacağını GÖZETLEYEMEZDİK !
% Ve tabi son olarakta 1400 sene sonra Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in hadislerini okuyup onunla bir nevi sohbet EDEMEZDİK !
Evet değerli kardeşlerim,
sünnet vahiydir ve korunmuştur. Eksiklikten münezzeh, eşi ve benzeri olmayan bir
Rab'ten gelen bir dinin de öyle
olmasını gerektirir değil mis
Allahu
Teala, büyük lütfu ile bizlere İslamın ana maddelerini sunup, hiç bir konunun
beyanı için bizleri yolsuz bırakmamıştır elhamdulillah. Biz bugün bütün bu
esasları biliyorsak bunun tek bir sebebi vardır ➠ Kuran'ın açıklaması olan
hadislerin vahiy mahsulü olduğunu, ve seneler geçmesine rağmen muhafaza
edilmesi.
C - Rabbimiz Sünneti Nasıl Korumuşturs
Allah Azze ve Celle, hadisleri ALİMLERİN VASITASIYLA, ONLARIN SENET İLMİ VE SENET İLMİNE TAALLUK EDEN ÇALIŞMALARIYLA HIFZETMİŞTİR. Asırlardır muhaddislerimiz pirinci taştan ayırır misali, haberleri araştırıp, ravilerin muteberliğini sorgulayıp, altın değerinde eserler telif etmişlerdir.
➠ Hâfız İbn-i Receb -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir ➠ "
➠ İbnu Kuteybe Rahmetullahi Aleyh’de, sünneti muhafaza yolundaki gayretlerden şöyle bahseder ➠ “Ehl-i hadis hakikati bulabilecekleri yerlerde araştırdılar. Şarkta ve garbda, karada ve denizde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in hadislerini, eserlerini aramaları ve O’nun sünnetine uymaları sebebiyle Allah’a yakınlık sağladılar. Onlardan biri bir tek hadis için yaya yola çıkar, ıssız çöllerde konaklar ve bunu sadece o hadisi nakledenin ağzından işitebilmek için yaparlardı. Sonra hadis âlimleri, sahihini, nasihini ve mensuhunu, fakihlerden kimlerin hadislere muhalif görüş ileri sürdüğünü anlatana kadar hadisleri araştırmaya ve incelemeye devam ettiler…” İbni Kuteybe Te’vilu Muhtelefil Hadis 155.
Nebi sallallahu aleyhi ve sellem ise görevinin bi
tamamını yerine getirmiştir. O, alemlere rahmet, güzel ahlakın
tamamlayıcısı, son nebi ve rasul Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'dir.
O, "kendi nefsi ve hevası ile konuşmaz. Onun konuştukları,
vahyedilen bir vahiyden başkası değildir." Necm 3-4.
Rabbimiz, her zaman hakkı hak bilip, ona tabi olmayı,
batılı'da batıl kabul edip, ondan ırak
kalmayı nasip eylesin,
bizlere bu konuda muvaffakiyet versin. Allahumme amin.
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ
إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

