Ben Şirkim

🔥 Bütün salih amelleri küle çevirim. Müminin şehadetini iptal ederim. Ebedi cehenneme sevk ederim. Ben ŞİRKİM
 
🔥 İlk Nuh Aleyhisselam'ın kavmini kandırdım. Sessizce aralarına sızdım. Salih kullar vasıtası ile Allah´a yakınlaşmakla aldattım. Ben ŞİRKİM.
 
🔥 Allahu Tebareke ve Teala'nın yüce şanına sürecek en çirkin lekeyim. Yol arkadaşım İblis'in eteğinde daima gezerim. Nereye gitse bende oraya giderim. Ben ŞİRKİM.
 
 BU İŞ ÇOK CİDDİ !!! BU İŞİN ŞAKASI YOK !!!
 
 
 
بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ
 
Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve beraketuhu Sevgili Kardeşlerim 💐. Selamın en güzeli üzerinize olsun 💐. Dünya ve Ahiretteki mutluluk siz ve sevdiklerinizin  olsun 💐. Her daim, birbirimize ulaşan tek şey, hayır olsun 💐
 
Akıllara belki şu soru işareti gelebilir : "tevhidi öğrendik. Şimdi neden şirki ayrıyeten öğrenelim ki" s Bu sorunun cevabını kudret sahibi olan Allahu Teala veriyor bizlere : "şüphesiz şirk, pek büyük bir zulümdür" Lokman, 13. İbn Mesud radiyallahu anh'dan da rivayet edildiğine göre, o şöyle anlatır : "Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e Allah katında en büyük günah hangisidir diye sordum. Şöyle buyurdu 'seni yarattığı halde Allah'a ortak koşmandır'". Buhari 4477, Muslim 141.
 
Ayrıca hatırlayalım kardeşlerim : 📣 tevhid Allah Azze ve Celle'nin kulları üstündeki EN BÜYÜK HAKKIDIR. Muaz bin Cebel radiyallahu anh diyor ki: "Rasulullah'ın sallahu aleyhi vesellem bindiği merkebin terkisinde bulunuyordum. Bana dedi ki: ‘Ey Muaz! Allah'ın kulları üzerindeki ve kulların da Allah üzerindeki hakkı nedir, biliyor musun?‘ Dedim ki: ‘Allah ve Rasulü daha iyi bilir.‘ Buyurdular ki: ‘Allah'ın kulları üzerindeki hakkı: Yalnız O'na ibadet etmeleri ve O'NA HİÇBİR ŞEYİ ORTAK KOŞMAMALARIDIR. Kulların Allah üzerindeki hakkı ise, kendisine hiçbir şeyi ortak koşmayan kullarına azap etmemesidir.‘ Dedim ki: ‘Ey Allah'ın Rasulü! Bunu herkese müjdeleyeyim mi?‘ Buyurdu ki: ‘Hayır, müjdeleme! Sonra buna güvenirler (salih amelleri terkederler).‘“ Muttefekun aleyh, Buhari 2856 ve Muslim 30.
 
Binaenaleyh, şirki öğrenmek, tevhidin lazımıdır. Olmazsa olmazıdır. Şeytan şirk çukurlarını öyle sinsice kazıp kamuflaj etmiş ki, insan ancak ilimle, yani şirkin mahiyetini ve türlerini bilirse, işte o zaman içine düşmekten kurtulur. Nitekim Rasulullah sallallahu alayhi ve sellem bu ümmetin şirk'e düşeceğini haber vermiştir : "ümmetimden bazı kabileler müşriklere iltihak edinceye kadar (katılana kadar) ve onlar putlara tapıncaya kadar kıyamet kopmayacaktır". Sahih hadis, Ahmet 5/278-284, Ebu Davud 4252. Rabbimiz de şöyle buyurur : "onların çoğu, Allah'a ancak şirk koşarak iman eder" Yusuf 106.
 
O halde, gelin hep beraber önce şirkin tanımını yapalım, sonra Ademoğullarının düşmanı İblisin bizler için hazırladığı cani oyunlarına nazar edip, keydini üstüne yıkalım. 
 
M Şirkin tanımı : şirk, ister kalple, bedenle, ya da dille yapılan ibadet çeşitlerinin her hangi birisini ifa ederken, ondan bir payını Allahu Teala'dan gayrısına sunmak, yahut ta büsbütün Allahu Teala'dan başkasına yapmaktır.
 
Şirk 2 çeşittir : büyük şirk ve küçük şirk
 

Büyük şirk : Allahu Teala'nın ASLA BAĞIŞLAMAYACAĞI şirktir. Müslümanı Müşrik yapıp, ebediyen cehennemde kalmasına sebeptir : "Gerçek şu ki, kim Allah'a ortak koşarsa hiç şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır. Onun varacağı yer ise ateştir" Maide, 72.
Küçük şirk : büyük şirke ulaşmayan, fakat büyük şirke kapı açabilen, kişinin tevhidini zedeleyen, ve yerine göre yapılan ameli iptal edendir.
 
M BÜYÜK ŞİRK
 
Büyük şirk 4 kısma ayrılır : dua'da, niyette, itaatte, ve muhabbette (sevgi) şirk.
 
 🚧  Dua'da şirk  🚧
 
A. Dua'da Şirki, ebediyen helak edici bir günahtır

Şimdi. Dikkat buyurun. Alimler, î yalnızca Allahu Teala'nın güç yetirebildiği bir şeyde í   kalben yada dille başkasına seslenip dua edenin, veya başkasından yardım dileyenin "La İlaha illa Allah, Muhammadun Rasulullah" dese bile, namaz kılsa bile, oruç tutsa bile, hac etse bile, şehadetini bozup MÜŞRİK olduğu hakkında ittifak etmişlerdir. Zira İslam, şehadeti şart koşmakla beraber Allah'tan başkasına ibadet etmemeyi de şart koşmuştur. Şehadeti telaffuz edip te akabinde Allahu Teala'dan başkasına ibadet eden, gerçekten kelime-i şehadeti yerine getirmemiş olur. Allahu Teala'dan başkasına dua etmek, tevhide tepeden tırnağa zıttır, sadece Rabbimize has ibadet hakkını başkasına vermektir.

Mesela, bir kişi tehlike anında "Rabbim beni kurtar!" diyeceği yerde "yetiş ya fulan!" derse, dua da şirk koşmuş olur. Ya da şefaatı Allah'tan isteyip "Rabbim beni Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in şefaatine nail eyle" diyeceği yerde "şefaat ya Rasulullah" derse, dua da şirk koşmuş olur. Çünkü şefaat ancak yüce  Allah'tan istenilir. İzin verdiğinden başkası da şefaat edemez.
 
📣 Malesef dua da şirk, günümüzde en çok vuku bulan şirk türlerinden biridir kardeşlerim. Öyle ki bugün, Nuh Aleyhisselam'ın kavmi misali, insanlar bazı kullar hakkında aşırıya gidip, onları ilahlaştırmışlardır. İlah, kendisine itaat edilen, sevilen, tazim edilen, boyun eğilen, ümit edilen, korkulan, dua edilen kutsal varlıktır. Buna rağmen dualar ölmüş yada yaşayanlara yönetilmiş, sadece Allahu Tealanın vermeye kadir olduğu şeyler bir sivri sinek kanadı bile yaratamayan, ve kendileri yaratılmış olan beşerlerden istenilmiştir. Böylece o ölmüş yada diri olan şahıslar aracı/şefaatçi olarak kullanılmıştır.
 
🎇⛔🎇 Halbuki Yüce Allah, bu şekilde, yani aracı edinerek dua etmek için hiç bir delil indirmemiştir. Ne Kuran'da, ne de sahih Sünnette. Böyle bir vesileyi de katiyetle teşri buyurmamıştır. Tam aksine! Rabbimiz, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e vahyettiği risalet ile bütün aracıları iptal etmiştir, ve direkt Kendisine yönelmemizi kesin olarak emretmiştir. Bu emre uymayana ise ebedi cehennemi vaat etmiştir.

İşin en acı tarafı, en can alıcı noktası nedir bilirmisiniz sevgili kardeşlerim s Ahiret gününde o zaatlar, kendilerine seslenen kimseleri inkar edecekler ve onlara düşman kesilecekler !!! "insanlar haşredilip toplandıklarında onlar, kendilerine (ibadet edenlere) düşman kesilirler, ve onların ibadetlerini inkar ederler" Ahkaf 6.
 
B. Dua'da şirk, Mekkelileri bedbaht etmiştir


Güzel kardeşlerim, geriye dönüp baktığımızda, vahiynin ilk muhatapları olan Mekkeli müşriklerin koşmuş oldukları şirkin en büyüğü dua da şirk olduğunu fark ediyoruz. Onlar, bir takım varlıkları ilahlaştırıp, onlara dua ederlerdi. Kendilerine Allah katında şefaat etsinler ve er-Rahman'a yakınlaştırsınlar diye bu aracılara ibadet ederlerdi. Fakat Rabbimiz, bu aracılık tutumlarına bir çok ayette reddiyye vermiştir. Onlardan bir tanesinde şöyle buyurur : "Dikkat et, hâlis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: 'Onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz', derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez" Zumer, 3.

Mekkelilerin bu "şefaatçi" iddialarında Allah Azze ve Celle kendilerini nasıl yalancı çıkarttıklarını bir bakarmısınız : "Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar ne fayda verebilecek ibadet ediyorlar ve 'işte bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimiz' diyorlar. De ki : 'siz Allah'a göklerde ve yerde Onun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir'" Yunus, 18. Yine, "(Müşriklere) de ki : Allah'tan başka (ilah olarak) ileri sürdüklerinizi çağırın! Onlar, ne göklerde, ne de yerde zerre ağırlığınca bir şeye sahiptirler. Onların buralarda hiçbir ortaklığı yoktur. Allah'ın onlardan bir yardımcısı da yoktur". Sebe 22. Mekkelilerin niyeti Allahu Teala'ya yakınlaşmaktı ayette zikredildiği gibi. Mamafi amaç Allahu Teala'ya yakınlaşmak olsa bile, hiç bir masum niyet çirkin bir ameli güzelleştirmez.
 
Kardeşlerim, gözümüzün önünde bulundurmamız gereken hakikat şu ki, tevhidi tepeden tırnağa yok eden bu şefaatçi konsepti yüzünden Allah Azze ve Celle Mekkelilere Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'i gönderdi. Çünkü müşrik olmuşlardı. Rablerinden başkasına yalvardılar, O'ndan gayrısını dualarından çağırdılar. Allahu Teala onlara ve aynı haramı işleyene "sapık" demiştir : "Allah'tan başka, kıyamet gününe kadar kendisine cevap vermeyecek olan kimseleri çağırıp durandan daha sapık kim vardırsAhkaf, 5.
  
Oysa ki şanı yüce olan Allah, kullarına ne kadar yakın olduğundan haber vermiştir : "kullarım Beni sana sorarlarsa, şüphesiz ki Ben onlara pek yakınım. Bana dua ettiğinde, dua edenin duasına icabet ederim" Bakara, 186. Hadlerini aşanları da uyarmıştır : "Rabbiniz şöyle buyurdu : BANA DUA EDİN, kabul edeyim. 📣 Çünkü Bana ibadet etmekte kibirlenenler, aşağalanmış olarak cehenneme gireceklerdir" Mü'min, 60. Ayeti kerime'de duanın bir ibadet olduğunu, ve o ibadet esnasında Allahu Teala'dan başkasına seslenene şiddetli bir gazaba maruz kalacağına delalet etmektedir.
 
Değerli kardeşlerim, temkinli davranalım, ve dualarımızı şirkten arındıralım. Çünkü  dua en büyük ibadetlerden bir tanesidir. Allah Rasulu sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki "Dua ibadetin ta kendisidir" Ahmed 267, Ebu Davud 1479, Tirmizi 3247.

O vakit, dualarımızda Rabbimize ortak koşmaktan O'na sığınırız 🌿✨💐
 
🚧  Niyette şirk  🚧
 
Nitekim niyet bir kalp ibadetidir sevgili kardeşlerim, hem de pek değerli  bir ibadet. Binaenaleyh bir Müslüman amellerinde taşıdığı niyete büyük bir önem vermelidir, çünkü niyete de şirk bulaşabilir.  Nasıl mı s Çok basit :


Kişi, amelini Allah'tan başkası için yapmayı niyet eder ve maksat olarak başkasını gözetirse, niyette şirk koşmuş olur. Bu amel KENDİSİNE HİÇ BİR FAYDA vermez ve kıyamet günü helak olur Allah muhafaza. 

Bu çok dehşet verici bir durum. Zira Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor : "kim dünya hayatını ve onun süsünü arzu ederse, onlara amellerinin karşılığını orada tas tamam öderiz, ve onlar bu hususta hiçbir eksikliğe uğratılmazlar. İşte onlar, ahirette kendileri için ateşten başka hiç bir şeyleri olamayan kimselerdir. Orada (dünyada) yaptıkları da boşa gitmiştir. Yapmakta oldukları şeyler (zaten) batıldır" Hud, 15-16.

Kardeşlerim, bizler asla unutmamalıyız ki Allah Azze ve Celle'ye hiç bir şey gizli kalmaz. Bir ibadeti hangi kasıtla yerine getirdiğimizden haberdardır,  ve kalplerimizde saklı tuttuğumuz niyetlerimizi harikulade bilir: "De ki: kalplerinizdekini gizleseniz de açığa vursanız da Allah onları bilir."  İmran 29.

Onun için bir ibadete teşebbüs ettiğimizde kendimize sormalıyız: "hangi niyetle yapıyoruz bunus Allah'ı mı yoksa O'ndan gayrısını mı murat ediyoruz s" İfa ettiğimiz ibadetleri daima Rabbimizin rızasını dileyerek  icra etmeliyiz. Neticede, bir Müslüman Rabbini tüm ibadet çeşitlerinde birlemekle yükümlüdür, kalbinde oluşan niyetinde bile.
 
O vakit, niyetimizde Rabbimize ortak koşmaktan O'na sığınırız 🌿✨💐
 
🚧  İtaat şirki  🚧
 
A. Emretmek ve Yasaklamak Yüce Allah'ın Hakkıdır. Peki İtaat Şirki Nasıl Oluşurs

Sevgili kardeşlerim, evvela bir kaç hatırlatmada bulunmak isabetli olacaktır : bizleri yoktan var eden Allahu Tealadır. O, bizim Rabbimizdir. Herşeyi yoktan O Celle Celaluhu yaratmıştır. Bizim fıtrat ve yaşantımıza en uygun ve yararlı ne olduğunu bildiği gibi, fıtrat ve yaşantımıza da nelerin ters düşeceğini elbet ezeli ilmiyle hay hay bilir. Öyleyse, kullarına hüküm koyma, emretme ve yasaklama yetkisine sahip olan bir tek O'dur!!! Çünkü bu, sadece ve sadece Yaratıcıya has bir haktır. î O'ndan başka kimse dinde bir TEŞRİ BUYURAMAZ. î Kimse bir ibadeti EMREDEMEZ. î Kimse O'nun ahiret gününe kadar farz kıldığı bir hususun hükmünü  NESH (iptal) EDEMEZ. î Kimse O'nun helal kıldığını haram, haram kıldığını helal KILAMAZ. Zira O, Rabbu'l-Alemin'dir. Arşın yüce sahibidir. Mutlak hüküm O'nun dur : "Hüküm ancak Allah'ındır." Yusuf, 40. "İyi bilin ki, yaratmak ta emretmek de O'nundur. Alemlerin Rabbi Allah, ne yücedir" Araf, 54. Kendi nefsi ve hevasından konuşmayan, ve ancak kendisine vahyedilene tabi olan sevgili nebimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ise eksiksiz bir şekilde Rabbinden geleni tebliğ etmiştir.
 
Bunu bi izni Allah hakkı ile anladıktan sonra itaat şirki nedirs İtaat şirki, Allahu Teala'dan başkasını 'teşri' ve hükümde ortak tutmaktır. Yani Allahu Teala'dan başkasına şeriat/hüküm koyma yetkisini tanımaktır. Zira hüküm, yalnızca Rabbimize has bir haktır az önce belirtiğimiz gibi.  Yine itaat şirki, 📍 Kuran ve Sünnet'in hükmüne başvurmaktan uzaklaşmak, 📍 onlardan yüz çevirmek, 📍  ve onların dışında ki batıllara davet etmektir.
 
B. Helali Haram, Haramı Helal Kılmada Alim Yada Şeylerine İtaat Edenler, İtaatte Allahu Teala'ya Şirk Koşmuşlardır
 
Nitekim bu çukura Yahudiler ve Hıristiyanlar düşmüşlerdir. Onlar, Allah Azze ve Cellenin hükümlerini terk ettiler. Helali haram, haramı da helal kılmada alimlerine itaat ettiler, ve yasa koyma hakkını Yüce Allah'tan gayrısına verdiler : "(Yahudiler) Allah'ı bırakıp alimlerini (hahamlarını, Hıristianlar da) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i rabler edindiler..." Tevbe, 31. Nebimiz sallallahu aleyhi ve sellem da şöyle buyuruyor : "Hıristiyanlar helali haram, haramı da helal kılmalarında alimlerine itaat ediyorlardı. Kim Allah'tan başkasına yasama yetkisi tanırsa, Allah'tan indirileni inkar etmiş olur". Sahih hadis, Tirmizi. SubhanAllah! İşte ehli-Kitap, hüküm belirlemede din adamlarını yüce Allah'a böyle eş tutular. Kendileri gibi bir damla sudan yaratılmış olan bu insanları Rablık derecesine böyle çıkartılar, ve itaat şirkini aynen böyle işlediler. 
 
Kardeşlerim, aklımızda tutmamamız gereken husus şu ki, isyan ve haram olan bir ameli/şeyi helal, yada helal olan bir ameli/şeyi haram sayacak kadar bir alime, bir şeyhe uyan kimse, itaat şirkine düşmüş olur.
 
C. Şeriate Muhalif Tüm Kanunlar, Cahiliye Hükmüdür
 
 
"Cahiliye hükmü" ne olduğunu bilirmisiniz sCahiliye hükmü, Allah Azze ve Celle'nin Rasulüne sallallahu aleyhi ve sellem indirdiklerine aykırı olan her bir hükümdür kardeşlerim. Zira ortada çeşit çeşit hükümler yoktur. Sadece iki tane hüküm vardır : î cahiliye hükmü ve î hak hüküm. Hak hüküm olanda Yüce Allah'ın hükümleridir.
 
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in getirdiği vahiyi terk edip ondan yüz çeviren, Allah Azze ve Celle'nin ilme, adalete, eşitliğe, nur ve hidayete dayanan kanunlardan yüz çevirmiştir. Oysa ki bizler, Rabbimizin indirdikleriyle hükmetmek ile mesulüz : "Ve onların arasında Allah'ın indirdikleri ile hükmet. Onlar hala cahiliyenin hükmünü mü arıyorlars Kesin bir kanate sahip olan bir kavim için hükmü Allah'tan daha güzel olan kim olabilirs" Maide, 49-50. 
 
📣 Evet kardeşlerim. İtaat şirki hakkında ki öğrendiklerimizin tümünden sonra Kuran ve Sünnetin teşri buyurduğu ile herhangi bir şey çatıştığında bizler kimin sözünü üstün görüp itaat ettiğimiz hususunda çok hassas davranmalıyız. Bu temkinli davranış ile beraber, her bir fert şu gerçeği ezberlemelidir :

Allah'a itaat söz konusu olduğu her hangi bir konuda, beşere itaat yoktur.

 
O vakit, itaat'te Rabbimize ortak koşmaktan O'na sığınırız 🌿✨💐
 
🚧  Muhabbet'te (Sevgi) şirk  🚧
 
Hiç kuşkusuz ki sevgi, Ademoğullarına peşinen verilmiş bir duygudur değerli kardeşlerim. Allahu Teala, sevgiyi her bir insanın fıtratına (tabiatına) yerleştirmiştir. Herkes, ailesini, çocuklarını, eş, akraba, arkadaşlarını,  ve daha nice varlık ve şeyleri sever. Bu duyguyla bizler kaynaşırız, ülfet kurarız, yakınlarımıza merhamet gösteririz...   Burada şehadetimiz tehlikeye atacak her hangi bir durum söz konusu değildir. Zira bu tarz sevgiye ortak sevgi denilmektedir. Ortak sevgi, caiz olmakla beraber doğaldır. 

Lakin özel sevgi başkadır kardeşlerim. Çünkü sevginin bu çeşidi, sadece ama sadece Yüce Allah'a duyulması gereken bir sevgidir. Özel sevgi, alçalmayı, zilletle boyun eğmeyi, tazimi,  ve tam itaatı barındıran bir sevgidir. Buda ubudiyet, yani kulluk sevgisidir, ve bir ibadettir. İbadetin tümü de, Rabbimize aittir :  "Yalnızca Sana ibadet ederiz". Fatiha, 4

 
Binaenaleyh bir Müslüman en çok kendisini yoktan var eden Rabbini sevmeli, ve O'nu  sever gibi ASLA BAŞKALARINI SEVMEMELİDİR

📣 Ne zaman bir kul bu özel sevgiyi Allahu Teala'dan bir başkasına duyarsa, Rabbini sever gibi, yada daha ileri derecede bir başkasını severse, o zaman Allah Tebareke ve Teala'ya  muhabbet'te ŞİRK koşmuş olur ve şehadetini bozmuş olur. 

 
Bu helak edici günahı irtikab edenlerden Mekkeli müşriklerini misal verebiliriz. Onlar, ubudiyetin ölçülerini kaçırıp, hadlerini aştılar, ve Yüce Allah'a muhabbette şirk koştular : "insanlardan kimileri de Allah'tan başka ; Allah'ı sevdikleri gibi sevdikleri benzerler icad ederler. İman edenlerin Allah'a olan sevgileri ise (onlarınkinden) çok daha fazladır" Bakara, 165.

Mekkeliler Allahu Teala'ya bir takım kimseleri denk tutarlardı : Rablerine denk tuttukları bu varlıklara duydukları sevgi (muhabbet), sadece Allah Tebareke ve Teala'ya duyulması gereken sevgi idi.

Müminlerin Allah'a besledikleri sevgi ise, KATIKSIZ, SAMİMİ, İHLASLI BİR ALLAH SEVGİSİDİR. Allahu Teala'yı sever gibi başka hiç kimseyi sevmezler. Hiç bir sevgiyi Allah sevgisine tercih etmezler, ve bu üstün ibadet vesilesiyle imanları mükemmelleşir.
 
O vakit, muhabbet'te Rabbimize ortak koşmaktan O'na sığınırız 🌿✨💐
 
M KÜÇÜK ŞIRK
 
Küçük ama cezası büyük. Bu bir kelime oyunumudurs Hayır, değildir kardeşlerim. Bilakis hakikat'ın ta kendisidir.

📣 Küçük şirk bir Müslümanın şehadetini iptal etmez, ve dinden çıkartmaz. Fakat  tevhidini zayıflatır, ve cehennem azabına duçar eder. Bir amele bulaşırsa, o ameli fes eder. Tüm bu malumatlardan daha önemlisi ise,  küçük şirkin her an büyük şirke götürebilmesidir. O halde, burada "küçük" kelimesi kullanılması katiyetle bizim bu meseleyi küçümsememize sebep olmamalıdır. Nitekim küçük şirk, çok büyük bir günahtır sevgili kardeşlerim.

Küçük şirk açık ve gizliye ayrılır.
 
🚧  Açık şirk  🚧
 
Açık şirkten kasıt, söz (lafız) ve fiillerde işlenen şirktir. Peki bu nasıl vuku bulur s Gelin hep beraber verilen misalleri okuyalım.
 
Lafızda küçük şirke örnek :
 
🎇 Allahu Teala'dan başkasına yemin etmek : ibn Ömer radiyallahu anh dedi ki "Allah'tan başkasına yemin edilmez. Çünkü ben Rasulullah - sallallahu aleyhi ve sellem - 'i : 'Allah'tan başkasının adına yemin eden bir kimse küfretmiş, ya da şirk koşmuş olur' diye buyururken işittim". Sahih hadis, Ahmed 2/377, ebu Davud 3251, Tirmizi 1535 ve diğerleri. Neticede bir şeye yada varlığa yemin etmenin sebebi, tazim edildiği içindir. Tazim edilmeye laik olanda bir tek Yüce Allah'tır.  
 
🎇 "Allahu Teala ve sen dilersen" sözü "Ve" mutlak olarak bir eşitlik, bir ortaklık ifade eder kardeşlerim. Bir kişi "Allah ve sen dilersen" dediğinde, yaratılmışın meşietini (dilemesini) Yaratıcının ki ile aynı hizaya koymuş olur, ve lafızda küçük şirk koşmuş olur. Halbuki Allah Azze ve Celle bizleri uyarmaktadır : "Alemlerin  Rabbi olan Allah dilemedikçe de, siz dileyemezsiniz"  Tekvir, 29. Doğru olan "Allah sonra sen dilersen" denmesidir. Çünkü "sonra" kelimesi sıra ve rütbe anlamını ifade eder.

Konumuza şu rivayette ışık tutar : bir adam Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'e : 'Allah ve sen dilerseniz' deyince, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ona : 'sen beni Allah'a denk mi tutuyorsun ? Aksine yalnızca Allah dilerse' diye cevap vermiştir" Sahih hadis, Ahmed 1/214, Nesai es-Sünenü'l-Kübra 10759.
 
Yine lafızda şirke bu 2 emsalleri verebiliriz : 
🎇 "Allahu Teala ve sen olmasaydın" sözü
🎇 "Benim Allahu Teala ve senden başka kimsem yok" sözü
➠ bu 2 örnekler bir önceki açıklamanın hükmüne girer.
 
Fiil'de küçük şirke örnek :
 
Bu bölümün mutlaka dikkatli okunması, ve iyicene anlaşılması şiddetle tavsiye edilir güzel kardeşlerim🌿. Çünkü şirkin bu türü toplumumuzda çokça yaygındır. Nice Müslüman, bu hataya ne yazık ki düşmektedir.
 
🎇 Nazar boncuğu, halka, ip takmak : bir Müslüman nazar boncuğu, halka yada ip gibi şeylerin belayı def etmeye yardımcı olduğuna, bunların "korunma işlemine" ulaştıran bir sebep olduğunu inanırsa, küçük şirk koşmuş olur. Oysa aklen ve fıtraten bilinir ki, bunların böyle bir getirisi yoktur. 

Rabbimizin bunları sebep kılmamış olması ile beraber, bu gibi şeylerden nehyeden hadisler mevcuttur :  

📍 "Kim üzerine bir şey asarsa, işi de ona havale edilir" Hasen hadis, Ahmed 4/310, 311, Tirmizi 2072.

📍 "Boynuna temime asanın işini Allah tamam etmesin! Vede'a takanı Allah (nazardan) korumasın!" Ahmed 4/154, İbn Hibban 6086.  Dikkat ederseniz, Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem burada beddua etmektedir. 

📍 Yine, "Temime takan şirk koşmuş olur." Ahmed 4/156. 

Temime, ipe dizilip boyna takılan ve hasedden koruduğuna inanılan tılsımdır kardeşlerim. Vede'a ise cahiliye döneminde nazardan korunmak için takılırdı.
 
Ancak, eğer bir Müslüman bunların BİZZAT belayı def ettiklerine inanırsa, bu BÜYÜK ŞİRK'E girer!!! Çünkü sadece Allah Azze ve Celle'nin güç yetireceği bir işte O'ndan başkasına güvenmiş, başkasına ümit bağlamış olur, ve Allahu Teala'nın Rububiyet tevhidine giren zararı gidermede sıfatında O'na başkalarını eşit tutmuş olur. Oysa Rabbimizden başka kimse zararı engellemeye zerre kadar kadir değildir !!! : "Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O’ndan başka giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O’nun keremini geri çevirecek de yoktur. O, hayrını kullarından dilediğine eriştirir. Ve O bağışlayandır, esirgeyendir" Yunus, 107.
 
Demek ki, nazar ve belayı, ne bir nazar boncuğu, ne bir ip, ne de bir halka giderebilir sevgili kardeşlerim. Binaenaleyh, bizleri her türlü sıkıntıdan, her hasetçiden, her nazardan ve beladan muhafaza edecek olan tek yegane güç, bizleri yoktan var eden, yeri ve göğü, ayı, yıldızları, güneşi ve külli mahlukları en muazzam bir şekilde yaratan, mülkün Meliki, yüce Arşın sahibi, Allah Azze ve Celle'dir .
 
🚧  Gizli şirk  🚧
 
Bu kısımda, Rabbimizin rızasını gözeterek amellerde samimi olmanın ne kadar önemli olduğunu hep beraber idrak edeceğiz in şaa Allah.

Sevgili kardeşlerim, gizli şirkten kasıt NİYETTE yapılan şirktir. Bu da riyakar davranmakla meydana gelir. Ne zaman kişi amelini gösteriş ve başkaları övsün diye ifa ederse,  riyakar davranmış olur ve küçük şirk koşmuş olur

Bir Müslüman Allah Azze ve Celle'ye yaklaştıran bir ameli insanların kendisini övmeleri, kendisini görüp yada duyup methetmeleri niyetiyle yaparsa , 📣 ameline riya (gösteriş) bulaştığı için  merduttur (reddedilir). Çünkü Allah Azze ve Celle içinde riya gibi en ufak şirk emaresi barındıran hiç bir ameli kabul ETMEZ!
 
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ümmeti için riyadan ne kadar endişe ettiğini şöyle dile getirir : "sizin için en çok korktuğum şey küçük şirktir'. Ashab : 'ey Allah'ın Rasulu, küçük şirk nedir?' diye sorunca, o : 'RIYAKARLIK yapmaktır', diye cevap verdi. Sahih hadis, Ahmed 5/428, 428.
 
Şimdi de riyanın yıkıcı sonuçlarına vurgu yapan şu hadisi zikredelim. Gerçekten hastalıklı bir niyetin karşılığı korkunç !!!


Ebu Hureyre radıyallahu anh'dan şöyle rivayet edilir: Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu işittim:

📍 Kıyamet günü hesaba ilk çağrılacaklardan biri Allah yolunda öldürülen kişidir. Allah yolunda öldürülen getirilir. Allah teala ona nimetlerini bildirir o da hatırlar ve itiraf eder. Allah teala bu nimetler içinde ne yaptıns Buyurur, O’da: "Senin yolunda şehid edilene dek savaştım, der. Allah teala : YALAN SÖYLEDİN! Sen “falanca cesur adam” denilmesini istedin ve bu da söylendi. Sonra onun için emir verir, huzurunda hesaba çekilir ve cehenneme atılır.

📍 Ve ilim öğrenmiş bir adam ve bu ilmi öğreten, Kur’an’ı iyice öğrenip okumuş olan getirilir. Allah ona olan nimetlerini bildirir oda hatırlar ve itiraf eder.  Allah teala: Bu nimetler içinde ne amel yaptıns buyurur. O’da: İlim öğrendim, öğrettim ve seni rızan için Kur’an okudum der. Allah YALAN SÖYLEDİN ! sen ilmi alimdir denilsin diye öğrendin, Kur’an’ı çok güzel okuyor desinler diye okudun ve bu da denildi der. Sonra onun için emir verir, huzurunda hesaba çekilir ve cehenneme atılır.

📍 Ve Allahın kendisine genişlik ve her sınıftan mal verdiği kimse getirilir. Allah ona nimetlerini bildirir, oda hatırlar ve itiraf eder. Allah Bu nimetler içinde ne amel yaptıns buyurur. O da verilmesini sevdiğin her yola senin rızan için verdim der. Allah teala: YALAN SÖYLEDİN ! sen falanca cömerttir desinler diye bunu yaptın ve bu da denildi buyurur. Sonra onun için emir verir, huzurunda hesaba çekilir ve cehenneme atılır. Muslim, 3527.

Hadiste zikredilen kişiler, toplum tarafından methedilmeyi amaçlayarak amellerini ifa ettikleri için cehennem azabına duçar olmuşlardır kardeşlerim. Her kim Allahu Teala'ya yakınlaştıran bir ameli insanların kendisini övmeleri kastı ile icra ederse, bu hadisin hükmüne girer : ameli reddedilir ve ateşe müstahak olur. Allahu Teala hepimizi korusun.

 
î Dünyalık ümidi için amel etmekte gizli şirktir. Mesela mal kazanmak hedefi ile bir insan imamlık yapıyorsa, hac ediyorsa, ilim öğreniyorsa, ezan okuyorsa küçük şirk işlemiş olur ve ameli geçersiz olur. Ebu Hureyra'dan rivayet edilir ki, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuş : "Dinara köle olan, dirheme köle olan, güzel elbiseye köle olan kimse kahrolsun! Eğer ona bir şeyler verilirse, hoşnut olur, bir şeyler verilmezse öfkelenir, razı olmaz" Sahih Buhari 2887.


Oysa yüce Allah, kullarına amellerini şirkten uzak tutmayı emretmekte : î "Artık kim Rabbine kavuşmayı ümit ediyorsa salih amel işlesin, ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak koşmasın". Kehf, 110.

Peki salih amel nedir bilir misiniz  Salih amel, şeriatta sabit olmakla beraber her hangi bir şirk emaresi barındırmayan ameldir.
 
🎇M🚧🔥🎇M🚧🔥🎇M🚧🔥🎇M🚧🔥🎇M🚧🔥M🚧🔥🎇M🚧🔥
 
Evet sevgili kardeşlerim, hep beraber ve hayretle şirkin gerçek yüzünü görmüş olduk. O karanlık maskesini Kuran ve Sünnet'ten aldığımız apaçık hüccetlerle düşürmüş olduk. Anladık ki şirk,
 
🌿 Çeşit çeşitmiş,

🌿 Hiç de bizim tanımladığımız gibi değilmiş,

🌿  Hafife alınacak bir günah hiç değilmiş,
🌿 Allahu Teala'nın Tevhid hakkını ihlal edermiş!!!,
🌿 En büyük suç, en büyük zulümmüş,
🌿 Bulaştığı ameli geçersiz kılarmış,
🌿 Büyüğü dinden çıkartırmış, ölmeden evvel tevbe edilmezse asla bağışlanmazmış,
🌿 Küçüğü her an büyüğe götürebilirmiş,

🌿 Dua'da, itaat'te, muhabbet, niyette ve daha başka alanlarda şirk çukurları gizliymiş.
Şirk, bir Müslümanın sakınması gereken ILK HARAMDIR. Namazı, orucu terk etmenin haramlığından, içki, zina ve tüm diğer günahlardan sakınmadan önce şirkin her türlüsünden teberi etmelidir. Sahabeler radiyAllahu anhum şirkin her türlüsünden çok korkarlardı. Hatta, küçük şirki büyük günahlardan (kebair) üstün görürlerdi. Çünkü Müslüman,

📣  şirki iptal eden Tevhid ilmini öğrenmediği müddetçe büyük tehlikededir.

📣  şirki kuru bir putun önünde indirgediği müddetçe büyük tehlikededir.

📣  şirkten korunmanın yollarını aramadığı müddetçe büyük tehlikededir. 

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, tüm diğer peygamberler gibi, davetine tevhidi öğretmek ve şirkin her türlüsünden insanları sakındırmakla başladı. Bunu Mekke'de 13 sene sürdürdü. Büyük şirkin sebep olduğu yıkıcı sonuçları hakkında ümmetini vahim bir uyarı ile uyarmıştır :
 
"Çünkü kim Allâh'a şirk koşarsa, muhakkak Allâh ona cenneti HARAM kılmıştır! Onun varacağı yer CEHENNEM ateşidir! Zâlimler için hiçbir yardımcı yoktur!" Maide, 72
 
«Eğer şirk koşacak olursan, şüphesiz senin amellerin boşa çıkacak ve elbette sen, hüsrana uğrayanlardan olacaksın" Zumer, 65.
 
"Her kime ölüm, Allah ile birlikte kendisine dua ettiği bir eş/ortak olduğu halde gelirse cehenneme girer" Buhari 4497.
 
"Her kim Allah'a, hiç bir şeyi O'na ortak koşmadan kavuşursa cennete girer. O'na şirk koşarak kavuşan ise cehenneme girer" Müslim 93.
 
Öyleyse, burada ahiretteki son durağımız söz konusu kardeşlerim !!!
 
Tünelin ucu sadece iki yere varıyor!!!
 
ya ebedi CENNET !!!
 
ya ebedi CEHENNEM !!!
 
Üçüncüsü YOK !!!
 
Geri dönüş YOK !!!
 
O halde, bu İŞ ÇOK CİDDİ !!!
 
BU İŞİN ŞAKASI YOK !!!
  

 
Rabbimiz, her zaman hakkı hak bilip, ona tabi olmayı,
batılı'da batıl kabul edip, ondan ırak kalmayı nasip eylesin,
bizleri bu konuda muvaffakiyet versin. Allahumme amin.
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ
 
Şirk hakkında daha detaylı bilgileri burdan bulabilirsiniz :