🗲 Küfür



بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ


Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve beraketuhu Sevgili Kardeşlerim💐. Selamın en güzeli üzerinize olsun💐. Dünya ve Ahiretteki mutluluk siz ve sevdiklerinizin olsun💐. Her daim, birbirimize ulaşan tek şey, hayır olsun💐
 
🔦   Küfrün sözlük manası, bir şeyi örtmek, gizlemektir.

🔦 İstilahta ise küfür, imanın ZITTIDIR. Çünkü küfür, Allahu Teala'ya ve Rasullerine iman etmemektir. Sözlü, fiili, yada itikadi olabilir.
 
Küfür, İslam’da, 📣 kendi olmadan imanın tamamı olmayacağı şeyi İNKÂR etmektir. Dinden bilinmesi zorunlu olup katiyyet ifade eden farz veya haram olan bir hükmü İNKÂR ETMEKTİR.

Hemen burada bir parantez açmamız lazım güzel kardeşlerim : BİLMEDEN hakkı reddeden veya onun imana zararsız olduğunu zannederek yapan kimse, kendisine delil getirilinceye kadar kâfir OLMAZ. Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed sallallahu Aleyhi ve Sellem’in Allah’ın Rasulü olduğuna şehadet edip sonra BİLMEDEN kendisini imandan çıkartıcı bir amel yapan kimsede KÂFİR OLMAZ. Zira böyle bir kişi bu konuda cahildir, ve yaptığının yıkıcı sonuçlarından bihaberdir. O halde kendisini kenara çekerek en güzel uslupla, ve doğru zamanda Allahu Teala için nasihat edilmesi gerekir, çünkü din nasihattır buyuruyor Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem (Muslim, İman, 95/55).

🢆 Ancak bu kimse o amelin kendisini küfre düşüreceğini BİLİR 🗲 buna rağmen ONU REDDEDEREK 🗲 ve BÜYÜKLENEREK 🗲 yaparsa o zaman KÜFRE GİRER Allah korusun.

Bununla beraber şehadeti getirdikten sonra kimin kafir olup olmadığının hükmünü vermek avamdan hiç bir Müslüman ferde katiyetle ve katiyetle düşmezÇünkü avamdan olan bir Müslüman, tekfir ilkelerine İĞNE UCU KADAR VAKIF DEĞİLİR. Nitekim tekfir meselesi çok ağır ve mesuliyetli bir alandır. Bu alana ancak ehil olan kişiler girer, ki o da alimlerden başkası değildir. 🢆 Tekfir ilmine vakıf olmadığı halde ille de bu konulara dalan kişi, bilsin ki kendi şehadetini azim bir tehlikeye atmış olur : Kişi (din) kardeşine ‘Ey kâfir’ dediğinde ikisinden birisi bu sıfatla dönmüş olur.” Buhârî, Edeb, 73. Hadis no: 6103. Her kim kardeşine “kâfir” derse, bu söz nedeniyle küfür, ikisinden birisine döner. Eğer (o kimse) dediği gibi ise (problem yoktur). Ancak böyle değilse sözü kendisine döner.” Müslim, İman, 26. Hadis no: 60. Müslüman bir kişi (kendisi gibi) Müslüman (olan) birisini tekfir ettiğinde eğer o kâfir ise ne ala, şayet kâfir değilse tekfir eden kâfir olur.” Sahihu Süneni Ebi Davud, 3921.

Artık parantezimizi kapatalım ve hep beraber asıl mevzuya girelim. Küfür BÜYÜK ve KÜÇÜK olmak üzere 2'ye ayrılır, ve her bir grup içlerinde kısım kısımdır. 📣 Büyüğü, ebediyen helak edicidir. 📣 Küçüğü ise şiddetli bir azaba maruz bırakıcıdır. Lakin bu azap ebedi olmaz.

Şimdi bu iki küfrün tanımlarına geçelim sevgili kardeşlerim. Geçelim ki, onlardan nasıl korunmamız gerektiğini öğrenelim.     

🔎   Büyük küfür

Sevgili kardeşlerim, şimdi ki gelecek bütün bilgiler çok mühimdir. Onun için gereken itina gösterilmesi önemlidir. 📣 Çünkü büyük küfür işleyen bir Müslüman 📍 DİNDEN ÇIKAR, ve 📍 KAFİR OLUR.

Büyük küfür beş kısma ayrılır : 🌊 tekzib (yalanlama) küfrü, 🌊 tasdik ile birlikte reddetme ve büyüklenme küfrü, 🌊 şüphe ve tereddüt küfrü, 🌊 yüz çevirme küfrü, 🌊 ve nifak küfrü.

Birinci kısım : tekzib (yalanlama) küfürü

Nedirs yalanlama küfrü, hakka dair 📍 gerçeğin hilafına haber vermek, yahutta 📍 Rasulün sallallahu aleyhi ve sellem hak olmayanı getirdiğini iddia etmektir. Allahu Teala küfrün bu çeşidine şöyle vurgu yapar : 📣 "Allah'a karşı yalan uyduran, veya kendisine hak gelince, onu yalanlayan kimseden daha zalim kim olabilirs kafirler için cehennemde kalacak yer mi yoks" Ankebut 68.

🔎 Yalanlama (tekzib) küfrü, genellikte dil azalarla yalanlama şeklinde olur. Buda kişinin kalbinde hakkı çok iyi bildiği halde onu açıkça reddetmesiyle, ona oyun eğmemesiyle gerçekleşir. Vahiy döneminde ki Yahudilere baktığımızda, onlar bu küfre düşenlerden olmuştu. Yahudiler, bir peygamberin yakında geleceğini, ve bunun alametleri artık ay ışığı gibi belirlediğini tespit etmişlerdi. Hatta geldiğinde yüce Allah'ın elçisine uyacaklarını o zamandan beri ikrar ediyorlardı. Fakat beklenen gün çattığında, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Allahu Teala'nın son Nebi ve Rasulü olduğunu TÜM KALPLERİYLE TASDİK ETMELERİNE rağmen, kibirlenip, onu yalanladılar🗲, ve apaçık hakka boyun eğmekten geri durdular 🗲 : "Yanlarındakini doğrulamak üzere onlara Allah tarafından bir Kitap gelince -ki önceden kafirlere karşı yardım isteyip duruyorlardı- işte o tanıdıkları kendilerine gelince onu inkar ettiler. Allah'ın laneti kafirler üzerine olsun" Bakara, 89. İşte bu küfürlerinden dolayı Rabbimiz onlara lanet etti sevgili kardeşlerim

En çok üzüntü veren nokta şu ki, Ehli Kitap, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile göz göze geliyorlar... onun konuşmasını duyuyorlar... kavlini dinliyorlar... Anlamışlardı ki bu beyyine, bir beşerin değil, Rabbu'l-Aleminin kelamıydı . Artık kalplerini imandan alıkoyacak en ufak şüphe kalmamıştı : Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Allah'ın son nebi ve rasulüydü. 🔦 Zira onu kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanıdılar. Ama vahi kendileri gibi bir yahudiye değilde, bir arapa indiği için bunu bir türlü kabullenemediler. Kalpleri hakkı tasdik ettiği halde, küfrettiler : "Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, onu (Muhammed'i) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar ve onlardan bir kesim bildikleri halde gerçeği gizlerler." Bakara,146.

🔎 Aynı şekilde bu kuyuya Firavun ve kavmi'de düşmüştür kardeşlerim. Onlar, Musa Aleyhisselam'ın Allah Azze ve Celle'nin nebisi olduğunu biliyorlardı. Getirdiği mucizelere kalpleri teslim olduğu halde, dil ve azalarıyle karşı geldiler 🗲, kibirlendiler 🗲, ve hakkı yalanladılar 🗲 : "Kendileri de bunlara kalpten inandıkları halde, zulûm ve kibirlerinden onları inkâr ettiler. (Ey Muhammed! Allah'ın âyetlerini inkâr ederek yeryüzünde) bozgunculuk yapanların sonlarının nice olduğuna bir bak!" Neml, 14

🔎 Yalanlama küfrün kapsamına ayrıca helal olan bir şeyi haram kılmak, yada haram olan bir şeyi helal kılmak girer :

❗  Kim dinin helal kıldığını haram kılarsa, MUHAMMED SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM'İ YALANLAMIŞ OLUR.

Kim dinin haram kıldığını helal kılarsa, MUHAMMED SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM'İ YALANLAMIŞ OLUR.

Çünkü böyle bir yaklaşım, şer'i bir hükmü yalanlamaktır. Buda doğal olarak Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'i yalanlamaktır.

Demek ki kalbin kesin olarak bildiğini hastalıklı sebeplerden ötürü dil ve azalar yalanladığında tekzib küfrü meydana geliyor. Kendisiyle muhtelif olmak ne kadar içler acısı ...

O halde, Allah Azze ve Celle kalplerimizi korusun. Zira yalanlama küfrüne düşen kafir olur, ve İslam dairesinden çıkar.

İkinci kısım : Tasdik ile birlikte reddetme ve büyüklenme küfrü

Nedirs Reddetme ve büyüklenme küfrü, hakkı tasdik etmekle beraber BÜYÜKLENİP BU HAKKA TABİ OLMAYI REDETMEKTİR. 🔦 Bu, İblisin içine düştüğü küfürdür. O ki, Allahu Teala kendisine Adem Aleyhisselamın önünde secde etmeyi emrettiğinde, 🢆 bu emri yerine getirmeyi reddetti, 🢆 kibirlendiği için karşı çıktı  ve 🢆 kafirlerden oldu : "hani Biz meleklere 'Adem'e secde edin' demiştik de, İblis dışında derhal secde ettiler. O reddetti, büyüklendi, ve kafirlerden oldu." Bakara, 34. İblis, Rabbine isyan etti, kendisini zannınca üstün gördü ve secde etmedi : "Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın" Araf 12.

İşte her kim, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in Rabbinden getirdiğini hak olduğunu bilir ve tasdiklerse, fakat buna rağmen bu hakka karşı kibirlenir 🎇, azıp şımarır 🎇, hakkı ve hak ehlini hor görür 🎇 , ve tüm bu sebeplerden dolayı bu hakka tabi olmayı reddederse 🎇, o kişi KÜFRETMİŞTİR.

O halde, Allah Azze ve Celle kalplerimizi korusun. Zira büyüklenme küfrüne düşen kafir olur, ve İslam dairesinden çıkar.

Üçüncü kısım : Şüphe ve tereddüt küfrü

Nedirs şüphe ve tereddüt küfrü, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem vahiy yoluyla getirdiği ahkam ve inançların kesin bir hak olduğuna şüpheye düşmek, yada Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e her hangi bir konuda tabi olmak hususunda tereddüt etmektir sevgili kardeşlerim.

Aynı biçimde, bunların hak olduğuna dair ağırlıklı bir kanaate sahip olmakla beraber, hak olmamasına ufak bir ihtimal verilmesi de küfür olan bir zandır. Emin olabiliriz ki böyle bir zan ŞEHADETİ İPTAL EDER. 📣 Çünkü bizler "La İlahe illa Allah, Muhammadun Rasulullah" demekle İslamın bütün ahkam ve inançlarının kesin doğruluğunu var gücümüzle adeta haykırmış bulunuyoruz. Hakkın İslamın dışında olmayacağını tasdik etmiş oluyoruz. Nitekim bu üstün ikrarda da her hangi bir "acaba mıs" kırıntısına katiyetle yer 🢆 YOKTUR, 🢆 OLAMAZDA. Bir Müslüman tereddütte düştüğünde, yakini elden kaybeder. 📣 Halbuki yakin, şehadetin olmazsa olmazı 7 şartlarından bir tanesidir.

Şanı Yüce Allah, şüphe ve tereddüt küfrü hakkında bizlere şu adamın misalini verir : "(Yeniden dirilişi inkâr ederek, kıyâmetin kopacağından şüphe ederek) kendine zulmetmiş bir halde bağına girdi ve şöyle dedi: Bu bağın yok olacağını ebedîyyen zannetmem. Kıyâmetin kopacağını da zannetmem. (Arkadaşına: Senin iddiâ ettiğin gibi kıyâmetin kopacağı ve) Rabbime döndürüleceğim (farz olunsa bile), hiç şüphe yok ki onun yanında bundan daha hayırlı bir âkıbet bulurum. (Mü’min olan) arkadaşı ona şöyle dedi: Seni topraktan, sonra bir damla sudan (spermden) yaratan, daha sonra da seni düzgün bir adam sûretine koyan Allah’ı nasıl inkâr edersinsFakat ben (derim ki) O Allah, Rabbimdir ve ben hiç kimseyi Rabbime ortak koşmam." Kehf, 35-38. Ayette zikredilen kişi ahiretin kopacağına ihtimal vermiyor. Bir gün dirileceğini kesinkes inanmıyor ve bu yüzden şüphe ve tereddüt küfrüne düşüyor. 

Binaenaleyh bizler şu kaideye çok dikkat etmeliyiz : şüphe, yakinin karşıt kelimesidir. İmanında her hangi bir şüphe ve tereddüt barındıran Aziz ve Celil Allah'a TESLİM OLMAMIŞ OLUR. Nasıl olsun ki s Böyle bir hal imanla nasıl bağdaşsın ki güzel kardeşlerim s Oysa bakınız yüce Rabbimiz mü'minlerin imanlarını nasıl vasfediyor, ve hangi şarta bağlıyor : “Mü’minler ancak öyle kimselerdir ki, Allah’a ve elçisine îmân ettikten sonra (îmân konusunda) şüpheye düşmezler, malları ve canlarıyla Allah yolunda savaşırlar. İşte bunlar, (îmânlarında) sâdık olanların tâ kendileridir.”Hucurât, 15. Allahu Teala, mü'minlerin imanlarındaki samimiyetlerini 💖, İslam olduktan sonra şüpheye düşmemeye bağlıyor 💖. Çünkü İslam, HAKKIN TA KENDİSİDİR 💖. O'nun dışında hak YOKTUR

O halde, Allah Azze ve Celle kalplerimizi korusun. Zira şüphe ve tereddüt küfrüne düşen kafir olur, ve İslam dairesinden çıkar.

Dördüncü kısım : Yüz çevirme küfrü

Nedirs Yüz çevirme küfrü, 🢆 hakkı önemsemeyerek, 🢆 ondan hoşlanmayarak öğrenmemek, ve 🢆 gereğince amel etmemek suretiyle terk etmemektir. Bu terk edis, söz, davranış, itikad, genel yada özel olması hiç fark göstermez sevgili kardeşlerim. Rabbimiz bu küfür hakkında şöyle buyurur : "İnkâr edenler, uyarıldıkları şeylerden yüz çevirmektedirler (Kur'an'ın uyardığı şeylerden ne öğüt almaktadırlar, ne de düşünmektediler)." Ahkaf, 3.

Bu çok korkunç bir küfür çeşididir nitekimBir Müslüman,

📍 Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in getirdiklerine karşı 'ben ona uymam, onu yapmam, yada benim buna ihtiyacım yok' dese, yüz çevirme küfrüyle küfretmiş olur.

📍 Hakkı işittiği vakit onu işitmemek için manevralarda bulunup, konuşmaya başlarsa, ya da parmaklarıyla kulaklarını tıkarsa, yüz çevirme küfrüyle küfretmiş olur.

📍 Hakkın zikredildiği yerden kaçan kişi yüz çevirme küfrüyle küfretmiş olur.

📍 Hakkı işitmekle birlikte kalbini ona iman etmekten başka yere döndüren, organlarını da gereğince amel etmekten uzak tutan, ve bunları haktan hoşlanmadığı için yapan kimse, haktan yüz çevirmek süreti ile küfretmiş olur.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem getirdiklerinde yüz çeviren, işte böyle kendisini helak etmiş olur. 📣 Bizlerin bazen küçümsediklerimiz, üzerimize ne şiddetli bir şekilde dönebiliyormuş kardeşlerim...

O halde, Allah Azze ve Celle kalplerimizi korusun. Zira yüz çevirme küfrüne düşen kafir olur, ve İslam dairesinden çıkar.

Beşinci kısım : Nifak küfrü

Nedirs Nifak küfrü, 🔎 kalben Rasullah sallalahu aleyhi ve sellem'in getirdiklerini red ve inkar etmekle beraber, 🔎 zahiren ona tabi olduğunu göstermektir. Böyle bir kişi aslen iman etmiyor, kalbindeki küfrü gizliyor, fakat dışa İslamı vuruyor. O bir  MÜNAFIKTIR, ve insanlara gösteriş için Allahu Teala'ya teslim olmuş gibi davranır : "İnsanlardan bazıları da vardır ki, îmân etmedikleri halde ‘Allah’a ve âhiret gününe îmân ettik’ derler. Onlar (akıllarınca) Allah’ı ve mü’minleri aldatırlar. Halbuki onlar kendilerini aldatırlar ve fakat onlar bunun farkında değillerdir." Bakara, 8. ve 9. ayetler.

Münafık, çeşitli çıkarlardan ötürü görünüşte İslamı izhar eder 🎇. Ama yüce Rabbimiz her bir kalbin, en derinliklerinde olsa bile, gizlediklerini çok iyi bilir : "de ki : 'kalplerinizdekileri gizleseniz de, açığa vursanızda, Allah onları bilir." İmran, 29. Binaenaleyh böyle bir iman 📣 GERÇERSİZDİR, 📣 MERDUTTUR.

🏁 Bizler nifağa karşı mutlaka ama mutlaka uyanık ve bilinçli olmalıyız. Çünkü nifak bir kalp hastalığıdır kardeşlerim : "Onların kalplerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalığını çoğaltmıştır." Bakara, 10.

Bununla beraber bilmeliyiz ki nifak konusunu geniş bir mevzudur. İtikadi/büyük ve ameli/küçük nifak olmak üzere iki kısma ayrılır. Bu bölümümüzde ise yüzeysel bir şekilde itikadi/büyük nifağa deyindik.

İslam dairesinden çıkartan haller serisinde nifak meselesini teferruatlı bir şekilde ele aldığımızda neden bu kadar yıkıcı bir ateş topu olduğunu hep beraber anlayacağız bi izni Allah. 📣 Konuyu işledikçe neden sahabeler radiyallahu anhum nifaktan bu kadar ürperiyorlardı derk etmeye çalışacağız. Zira bir türlü kendilerini nifaktan yana emin hissedemiyorlardı. Bizlerde bundan yana kendimizi emin hissetmemeliyiz güzel kardeşlerim. Çünkü kalbe giren küçük bir nifak lekesi, temizlenmediği halde büyük nifağa götürebilir Allah muhafaza.

O halde, Allah Azze ve Celle kalplerimizi korusun. Zira nifak küfrüne düşen kafir olur, ve İslam dairesinden çıkar.

    📝 HULASA, BÜYÜK KÜFÜR  📝 

    Şehadeti İPTAL EDER
    Bütün iyi amelleri BOŞA ÇIKARTIR
    Kişinin EBEDİYYEN CEHENNEMDE kalmasına sebep olur
     Böyle bir küfür ile kafir olanın KANI VE MALI MÜBAHTIR.
    Bu şekilde kafir olan kişi ile müminler arasında KATIKSIZ ADAVET vardır

🚧 UYARI 🚧 : Bir Müslümanın büyük küfür işlediği zahir olduğu takdirde ona kafir hükmünü vermek avama değil, alimlere düşer. Zira tekfire engel hasletler ile durumu kıyaslayacak tek ehil olan alimlerdir. Avam ise bu işe katiyetle yaklaşmaz. Bilmediği ve kendisini ilgilendirmediği şeylerin peşine düşmez. Aksine kardeşine Allah rızası için nasihat eder.

🔎   Küçük küfür

🢆 Küçük ama cezası büyük 🢅. Bu bir kelime oyunu mus Hayır sevgili kardeşlerim, değil. Bilakis hakikatın ta kendisidir. 📣 Küçük küfür, bir Müslümanı DİNDEN ÇIKARTMAZSADA karşılığı pek elem verici bir azaptır. Bu tarz günahlar Kuran ve Sunnette küfür olarak adlandırılmakla beraber, büyük küfür sınırına ulaşmamıştır. Buna rağmen "küçük" kelimesi kullanılması bizlerin mevzuyu küçümsememize araç olmasın. Zira küçük küfür, 📍 İMANI TERS YÖNDEN ETKİLER, 📍 ONU ZAYIFLATIR, 📍 artı CEHENNEM AZABINA GÖTÜRÜR. O halde, bu masiyetleri ciddiyete almalıyız, titiz ve temkinli davranmalıyız. Şayet içine düştüğümüzü fark edersek, onlardan derhal nasuh bir tövbeyle tövbe etmeliyiz. Zira kamil mümin olabilmek için bu hallerden sakınmak gerekir.

Peki küçük küfür olarak tesmiye edilen bu günahlar hangileridirsGelin bazılarını birlikte not edelim :

Nimete küfür (nankörlük)

Bir kişi nimet verenin Allah Azze ve Celle olduğunu itikat etmekle beraber, her hangi bir nimeti BİR BAŞKASINA NİSPET EDERSE, küçük küfürle küfretmiş olur sevgili kardeşlerim. Bir başka lafızla Yaratıcısına karşı nankörlük etmiş olur. Mesela, 🚨 rızkın patrona izafet edilmesi, 🚨 yağmurun buluta izafet edilmesi küçük küfre örnektir. Çünkü bunlar sadece bir sebeptir. Sebeplerin kainatta hiç bir tasarrufu yoktur. Yüce Allah, 📣 meşietini geri tutarsa bu nimetler ademoğluna hiç bir şekilde ULAŞMAZ.

🔦 Arşın sahibi Allah Tebareke ve Teala, bizlere kitabında misal verir : "Allah, şöyle bir kasabayı örnek verir : o kasaba güven ve huzur içindeydi. Rızkı da kendisine her bir yandan bol bol geliyordu. Fakat o (kasaba halkı), Allah'ın nimetlerine karşı kafir (nankör) oldu". Nahl 112. Burada kast edilen kasaba Mekke'dir. Allahu Teala, ekin olmadığı halde oraya rızkı sağnak yağmur gibi bolca ve kolay ulaşmasını sağlamış . Halkın uluhiyet tevhidleri ifsada uğraması, kendilerini tevhide davet eden, ve şirki terk etmelerine çağrı yapan bir rasul gönderilmesine neden olmuştu : Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem. Ama Mekkeliler, bu elçiyi yalanladı ve Allahu Teala'nın nimetlerine kafir oldular (nankörlük ettiler)🗲. Bunun için de Rabbimiz, durumlarının aksini getirdi, ve onlara 📍 açlık, ve 📍 korku elbisesini giydirdi. Onların şükretmeyişleri ve küfürleri (nankörlükleri) böyle bir akibetin nedeni oldu.

Ya bizlers Bizler sahip olduğumuz nimetlere karşı ne kadar şükrediyoruzs Ne kadar Rabbimizi bunun için güzel isimleriyle övüyoruzsNe kadar minnet duyuyoruzs Halbuki bir insan bize bir iyilik yaptığında onu göye çıkartırız. O halde, bizleri nimetleriyle gark eden Allahu Teala yarattıkları adedince şükürler olsun 💖. Nitekim Rabbimiz, her birimiz çeşit çeşit nimetlerle lütuflandırdı. 🌿 Çoğumuzu sağlıkla, 🌿 kimimizi zenginlikle, 🌿 kimimizi evlatla, 🌿 kimimizi ilimle, 🌿 kimimizi de değişik alanlarda değişik uzmanlıkla...

Binaenaleyh asla bu nimetlerin birisini Rabbimizden gayrısına atf etmemeliyiz, ve nimet verenin sebepler değil, sadace ama sadece Rabbimizin olduğuna yakinen iman etmeliyiz.

Nimete küfür konusu zihinlerimizde iyice oturması için bir örneğe daha değinmeye ne dersiniz s Bazen hasta oluruz ve bir süre sonra şifa buluruz. Şifayı veren Allahu Teala olduğunu inanmakla beraber, sağlığımıza kavuşmamızın nedenini aldığımız ilaçlara bağlarsak, küçük küfür işlemiş oluruz, Yaratıcımıza karşı nankörlük etmiş oluruz Allah muhafaza. Lakin eğer ilacın mutlak fail olduğuna itikad edersek, yani şifa Allahu Teala'dan gelmediğini, aksine tek başına ilaçtan geldiğine inanırsak, büyük küfür işlemiş oluruz Allah muhafaza. Çünkü sebebin mutlak fail olduğuna kanaat getirmek, büyük küfürdür , ve kişiyi İSLAM DAİRESİNDEN ÇIKARTIR.

Allah'tan başkasına yemin etmek

Şaşırtıcı değil mis Hiç Allah'tan başkasına yemin etmenin küfür olucağını aklımıza gelirmiydi sevgili kardeşlerims Halbuki Ademoğlu ağızından çıkan sözlerin nereye gideceğini düşünmeden yeminler etmesi malesef sıkça rastlanabilen bir haldir. Zira kimisi atasına, kimisi babasına, kimisi namus ve şerefine yemin eder.

Peki bir eşya yada varlığığa yemin etmenin sebebi nedirs Bir şeye yemin etmenin sebebi, ona duyulan 📍 tazim, 📍 yücelik ve 📍 şerefli kabul edildiğinden ötürüdür. Tazim ve yücelik duyulmaya müstehak olan tek varlıkta Allahu Teala'dır. Onun için O'ndan başkasına yemin edilmez, edilemez. Bakınız sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem bizleri nasıl tembihliyor "Allah'tan başkasının adına yemin eden bir kimse küfretmiş ya da şirk koşmuş olur" Ahmed 2/34, Ebu Davud 3251. Başka bir rivayette ise ümmetini bu çirkin amelden şöyle men ediyor Tâğûtlar adına da ve babalarınız adına da yemin etmeyin.” Muslim 1648; Nesâî 3474. Nitekim tağutlara yemin etmek Mekkeli Müşriklerin adetiydi. Allah Rasulü sallalahu aleyhi ve sellem ise, daima "nefsini elinde tutan Allah'a"yemin etmiştir.

Dikkat etmemiz gereken bir nokta daha var kardeşlerim : 📣 yemin eden kişi, yemin ettiği şeyi Allah'a eşit yada daha üstün ve daha yüce gördüğü için yemin ediyor ise, büyük küfür ile küfretmiş, ve İSLAM DAİRESİNDEN ÇIKMIŞ olur.

Müslümanlarla savaşmak

Irkımız, dilimiz, renklerimiz, soyumuz, mevkimiz farklı farklı olsa da bizler tek bir söz altında buluşuyoruz. Tek bir çatı altında toplanıyoruz. Aynı Rabbe ibadet ediyoruz. Top yekun "La İlahe illa Allah, Muhammadun Rasulullah" diyoruz değil mis Bittabi. O halde bir Müslümanın diğer bir Müslümanla savaşması küfürden başka ne olabilir kis

📍 Nefis için, 📍 dünyevi bir çıkar ve benzeri için bir Müslümanla haksız yere savaşmak KÜÇÜK KÜFÜRDÜR. 🢆 Abdullâh İbn Mesûd radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Müslümana sövmek fısk (Allah’a itaatten çıkmak), onunla savaşmak ise (KÜÇÜK) KÜFÜRDÜR.” Buhârî 48; Müslim 116.

🢆 Yine bu küfre taalluk eden şu rivayeti zikredebiliriz : İbn Abbas radîyallâhu anhuma’dan rivâyet edildiğine göre de, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Benden sonra birbirinizin boynunu vuran kâfirler olarak gerisin geri dönmeyin” Buhârî 1739; Müslim 118. Hadisin zahiri buna işaret eder gibi olsa da, bu buyruktan maksat kişiyi dinden çıkartan büyük küfür değildir. Çünkü Allahu Teala ayette, günah olmasına rağmen çarpışanlar hakkında "iman (kardeşliği)" adını kullanmıştır ➡ "Eğer mü'minlerden iki grup birbirleri ile çarpışırlarsa onların arasını düzeltin ... Müminler ancak kardeştirler. O halde iki kardeşinizin arasını düzeltin." Hucurat 9 ve 10. Bu da Müslümanla savaşmanın büyük değil küçük küfür olduğuna delalet eder.

Ancak, eğer bir kişi, 🔎 haram olan bu fiili helal görürse, yahut 🔎 Müslümanlara karşı kâfirlerin safında savaşırsa veyahut 🔎 Müslümanlara karşı onları desteklerse, o zaman büyük küfür ile küfretmiş, ve İSLAM DAİRESİNDEN ÇİKMİŞ olur.

Nesebe sövmek, ve ölünün arkasından ağıt yakmak, feryat etmek, bağırıp dövünmek

Hiç kuşkusuz ki mezkur olan bu fiiler, pek kerihtir. Müslüman kimliğimize yakışmayan davranışlardır. Çünkü ilki bir insanın ahlakındaki eksikliği ile beraber nefis kirliliğinin göstergesidir, diğerleri de Allahu Teala'nın mukadderatına isyandır. Oysa, bunlardan men edildik güzel kardeşlerim. 🢆 Ebû Hureyre radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “İnsanlarda iki haslet vardır ki, onlar bir küfürdür : 🢆 Neseblere dil uzatmak 🢆 ve ölen için ardından ağıt yakmak.” Ahmed 2/377, Müslim 67/121. Bir başka lafız da şöyledir : İnsanlarda iki huy vardır ki, onlar küfürdür : 🢆 Nesebe sövmek 🢆 ve ölünün arkasından feryat etmek.” Müslim 118; Ahmed 8905.

🔦 Neseblere dil uzatmak/sövmek kibirlenmektir . Büyüklenmektir . Kendi soyunu üstün tutup, kardeşininkine  de hor bir gözle bakmaktır. Bu küçük küfürdür. Keza, cahiliye özelliklerindendir.

🔦 Ölünün arkasından ağıt yakmaya, feryat etmeye, bağırıp dövünmeye gelince. Evet, bizler duygu yüklü varlıklarız. Sevdiğimiz, değer verdiğimiz bir insanı kaybetmek, şu küçücük kalbimizi derinden yaralar. Kuşkusuz bir yakınımızın ölümü, ağır bir imtihandır kardeşlerim. Lakin hepimiz Allah'tan geldik, mutlaka da bir gün Allah'a döndürüleceğiz. Bu acılara katlanmanın tek yolu, küfür olan fiilleri işlemekten uzak, Rabbimize büsbütün teslim olmak, kadere razı gelmek, ve ebedi Cennette tekrardan buluşmayı temennisiyle sabretmek.

Kadının eşine nankörlük etmesi

Bir kadının, 📍 eşinden gördüğü ihsan inkar etmesi, 📍 lisan ve hareketleriyle iyiliklerini yoktan sayması ve kıymet bilmemesi, veyahutta 📍 hoşuna gitmeyen bir olay karşısında sabırsız olup, yakınarak kocasını kötülemesi, 📍 yada ona itaatsizlik etmesi küçük küfürdür.

🔦 Allah Rasulü sallalahu aleyhi ve sellem cehennem ateşinde gördüğü kadınlardan haber verirken, bakınız sahabesi radiyallahu anhum ile kendisi arasında nasıl bir konuşma geçiyor İbn Abbâs radîyallâhu anhuma’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle demiştir: “Bana cehennem gösterildi. Cehennemliklerin çoğunluğu­nun kadınlar olduğunu gördüm. 📣 ZÎRÂ ONLAR KÜFREDENLERDİR. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e soruldu: Allâh’a mı küfredüyorlarsŞöyle cevâb verdi: kocalarının hakkını inkâr ve iyiliği İNKÂR ederler. Onlardan birine uzun zaman iyilikte bulunsan, sonra senden (hoşlanmadığı) bir şey görse hemen ‘ZATEN SENDEN HİÇBİR İYİLİK GÖRMEDİM’ der.” Buhârî 29; Müslim 907.

Sizinde dikkatlerinizi çektimisSahabeler radiyallahu anhum mezkur küfrü Allahu Teala'ya atfederken, burada Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kast ettiği küfrün KOCAYA İSYAN olması çok şaşırtıcı değilmisBir kadın eşine karşı nankörlük ettiği mi küfretmiş olur, ve irtikab ettiği bu haramın yüzünden cehennem ateşine mustahak olur Allah muhafaza

🔦 Bir başka rivayet ise şöyledir : Esmâ bnt. Yezîd radıyallâhu anhâ’dan rivâyete göre şöyle anlatmıştır: “Biz kadınlarla beraberken Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yanımıza uğrayıp selam verdi ve şöyle dedi Nimet verenlere küfretmekten sizleri sakındırırım.” “Ey Allah’ın Rasûlü Nimet verenlere küfretmek nedirs dedik. Şöyle buyurdu İçinizden birisi ana-babasının yanında uzun süre evlenmeden evde kalır ve evlenmek de istemez. Ardından Allah celle celâluhû kendisine bir koca ve bu kocadan mal ve evlat nasip eder. Daha sonra da kızıpben bu adamdan hiçbir gün bir hayır görmedimder.” Hasen hadis. Bu lafızla İmam Ahmed, Musned, c. 6, s. 52’de Şehr b. Havşeb. Ebû Dâvûd, no: 5204; Tirmizî, no: 2697.
 

Öyleyse sevgili kardeşlerim, bizler itaatkar eşler olmalıyız, ve onlara nankörlük etmekten şiddetle kaçınmalıyız.

    📝 HULASA, KÜÇÜK KÜFÜR 📝

    İslam dairesinden çıkartmaz.
    Bütün amelleri boşa çıkartmaz. Ancak onları eksiltir, ve onunla birlikte yapılan ameli boşa çıkartır.
    Böyle bir kimse cehenneme girse bile orada ebediyen KALMAZ. Allahu Teala onu rahmeti gereği af edebileceği 💖 için cehenneme HİÇ GİRMEYEBİLİR.
    Küçük küfür işleyenin kanı ve malı HARAMDIR
    Böyle bir kimse sahip olduğu iman kadarı ile sevilir, ve veli edinilir . Onda küfürden bulunan kadarı ile de ona buğz ve düşmanlık edilir .
 
 
🔎   Küfür olan lafız ve fiiller
 

 

Nitekim küfür olarak değerlendirilen lafızlar vardır kardeşlerim. Bu lafızların küfür ile eşleştirilmesinin sebepleri Allahu Teala, şeriatı, Melekleri, ve başka esasları ile bir nevi alay etmeyi ihtiva ettikleri içindir. Ya da dinden olduğu kesin olarak bilinen bir hususu inkar anlamını içerdikleri içindir. Veyahutta Allahu Teala'yı yaratmış olduğu varlıklara benzetme manasını taşıdıkları içindir. Aynı sebeplerden ötürü küfür olarak değerlendirilen fiiller de vardır.
 
Şimdiki sıralayacağımız kavillerden ve fiillerden sakınarak, Rabbimizin yardımı ile iman ve tevhidimize zarar veren yada onu eksilten şeylerden korumuş oluruz.

 
🔎   Küfür olan lafızlara misal

Û  Allahu Teala'ya, İslam dinine, meleklere ya da onlardan birisine sövmek,

Û  Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e ya da peygamberlerden birisine sövmek,

Û  Allahu Teala, melekleri, rasulleri ya da din ile alay edip eğlenmek,

Û  "ben Allah'tan korkmuyorum" ya da "Allah'ı sevmiyorum" demek,

Û  "bazı insanların kainatının tümünde ya da bir kısmında tasarruf etme imkanları vardır" demek,

Û  "yahudilik ya da Hırıstianlık İslam dininden hayırlıdır" ya da "ona eşittir" ya da "Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in peygamber olarak gönderilmesinden sonra onlara göre amel etmek caizdir" demek,

Û  Allahu Teala'dan gayrısına dua etmek ve sadece Allahu Teala'nın güç yetirebilceği şeyi istemek. Hastaya şifa vermek, ihtiyaçları görüp karşılamak gibi,

Û  "zina haram değil" yada "içki haram değil" demek ve benzeri sözler. Bilhassa dinde kesin olarak bilinen, icma ile kabul edilen bir hükmün zıttını iddia etmek,

Û  "keşke Müslüman olmasaydım" ya da "ben yahudiyim, hıristianım" sözlerini kendi isteği ile ve kasıtlı olarak demek,

Û  "şeriat günümüze uygun değil" sözünü inanarak söylemek

🔎   Küfür olan fiilere örnek

Û  Allahu Teala'dan başkasına secde etmek,

Û  Allahu Teala'dan başkasına, mesela bir puta, ya da salih bir veliye, onu tazim etmek gayesiyle kurban kesmek,

Û  Bilerek ve kasıtlı olarak Mushafı ya da Allahu Teala'nın zikrini ihtiva eden şeyleri pis bir yere koymak,

Û  Caiz olduğu inancıyla Allah'ın indirdiklerinden başkasıyla hüküm vermek, yahutta bunların Allah'ın indirdikleriyle hükmetmekten daha güzel olduğuna inanmak,

Û  Sihir yapmak, öğrenmek ve öğretmek,

Û  Mezar ve salih kimselerin kabirlerini tazim etmek gayesiyle tavaf edip, etraflarını dolaşmak,

Û  Bilerek, kasten ve isteyerek küfür ehlinin şiarlarından olan her hangi bir şeyi (haç ve benzeri) dinlerini tazim etmek için takmak, âyin (dini töre) ve benzeri ibadetlerinde küfür ehline karşı, bilerek ve kasten, istiyerek katılmak,

Û  Fesat çıkartma kastı ve benzeri maksatlarla İslam mescidlerini yıkmak,

Û  Gönül rızası ile müşriklere mabedler inşa etmek. Yahudilerin havraları, Hıristianların kiliseleri gibi.
 

Küfür konusu burada bitmiştir kardeşlerim.
Allah Azze ve Celle hepimizi korusun.
 





Rabbimiz, her zaman hakkı hak bilip, ona tabi olmayı,

batılı'da batıl kabul edip, ondan ırak kalmayı nasip eylesin,

bizlere bu konuda muvaffakiyet versin. Allahumme amin.
 
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ
إِلَيْكَ

 
www.sahihhadisler.com İman ve Küfür : tıkla