بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ
Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve beraketuhu Sevgili Kardeşlerim💐. Selamın en güzeli üzerinize olsun💐. Dünya ve Ahiretteki mutluluk siz ve sevdiklerinizin olsun💐. Her daim, birbirimize ulaşan tek şey, hayır olsun💐
🔦
İstilahta ise küfür, imanın ZITTIDIR.
Çünkü küfür, Allahu Teala'ya ve Rasullerine iman
etmemektir. Sözlü, fiili, yada itikadi olabilir.
Küfür, İslam’da, 📣 kendi olmadan imanın tamamı olmayacağı şeyi İNKÂR etmektir. Dinden bilinmesi zorunlu olup katiyyet ifade eden farz veya
haram olan bir hükmü İNKÂR ETMEKTİR.
Hemen
burada bir parantez açmamız lazım güzel kardeşlerim : ❗BİLMEDEN❗ hakkı reddeden veya onun imana
zararsız olduğunu zannederek yapan kimse, kendisine delil getirilinceye kadar kâfir OLMAZ.
Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed sallallahu Aleyhi ve Sellem’in
Allah’ın Rasulü olduğuna şehadet edip sonra ❗BİLMEDEN❗ kendisini imandan çıkartıcı bir amel yapan kimsede KÂFİR OLMAZ. Zira böyle
bir kişi bu konuda cahildir, ve yaptığının yıkıcı sonuçlarından bihaberdir. O
halde kendisini kenara çekerek en güzel uslupla, ve doğru zamanda Allahu Teala
için nasihat edilmesi gerekir, çünkü din nasihattır buyuruyor Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem (Muslim, İman, 95/55).
🢆 Ancak bu kimse o amelin kendisini
küfre düşüreceğini BİLİR 🗲 buna rağmen ONU
REDDEDEREK 🗲 ve BÜYÜKLENEREK 🗲 yaparsa o zaman KÜFRE GİRER Allah korusun.
Bununla beraber şehadeti getirdikten sonra kimin kafir olup
olmadığının hükmünü vermek avamdan hiç bir Müslüman ferde katiyetle ve
katiyetle düşmez❗ Çünkü avamdan olan bir Müslüman,
tekfir ilkelerine İĞNE UCU KADAR VAKIF DEĞİLİR. Nitekim tekfir meselesi
çok ağır ve mesuliyetli bir alandır. Bu alana ancak ehil olan
kişiler girer, ki o da alimlerden başkası değildir. 🢆 Tekfir ilmine vakıf olmadığı halde ille de bu konulara
dalan kişi, bilsin ki kendi şehadetini azim bir tehlikeye atmış olur : ⛔ “Kişi (din) kardeşine ‘Ey kâfir’
dediğinde ikisinden birisi bu sıfatla dönmüş
olur.” Buhârî, Edeb, 73. Hadis no: 6103. ⛔ “Her kim kardeşine “kâfir” derse, bu söz nedeniyle küfür, ikisinden birisine döner. Eğer (o kimse) dediği gibi ise
(problem yoktur). Ancak böyle değilse sözü kendisine döner.” Müslim,
İman, 26. Hadis no: 60. ⛔ “Müslüman bir kişi (kendisi gibi)
Müslüman (olan) birisini tekfir ettiğinde eğer o kâfir ise ne ala, şayet kâfir
değilse tekfir eden kâfir olur.”
Sahihu Süneni Ebi Davud, 3921.
Artık
parantezimizi kapatalım ve hep beraber asıl mevzuya girelim. Küfür BÜYÜK ve KÜÇÜK olmak üzere 2'ye ayrılır, ve her bir grup
içlerinde kısım kısımdır. 📣 Büyüğü, ebediyen
helak edicidir. 📣 Küçüğü ise şiddetli bir azaba
maruz bırakıcıdır. Lakin bu azap ebedi olmaz.
Şimdi
bu iki küfrün tanımlarına geçelim sevgili kardeşlerim. Geçelim ki, onlardan nasıl
korunmamız gerektiğini öğrenelim✨.
🔎 Büyük küfür
Sevgili kardeşlerim, şimdi ki
gelecek bütün bilgiler çok mühimdir.
Onun için gereken itina gösterilmesi önemlidir. 📣 Çünkü büyük küfür işleyen bir
Müslüman 📍 DİNDEN ÇIKAR, ve 📍 KAFİR OLUR.
Büyük küfür beş kısma
ayrılır : 🌊 tekzib
(yalanlama) küfrü, 🌊
tasdik ile birlikte reddetme ve büyüklenme küfrü, 🌊 şüphe
ve tereddüt küfrü, 🌊 yüz
çevirme küfrü, 🌊 ve
nifak küfrü.
⛔ Birinci kısım : tekzib (yalanlama) küfürü
Nedirs yalanlama küfrü, hakka dair 📍 gerçeğin hilafına haber vermek, yahutta 📍 Rasulün
sallallahu aleyhi ve sellem hak olmayanı
getirdiğini iddia etmektir. Allahu Teala küfrün bu çeşidine şöyle
vurgu yapar : 📣 "Allah'a karşı yalan uyduran, veya
kendisine hak gelince, onu yalanlayan kimseden daha zalim kim olabilirs kafirler için cehennemde kalacak yer mi yoks" Ankebut 68.
🔎 Yalanlama (tekzib) küfrü, genellikte dil azalarla yalanlama şeklinde olur. Buda kişinin kalbinde hakkı çok iyi bildiği halde onu açıkça reddetmesiyle, ona oyun eğmemesiyle gerçekleşir. Vahiy döneminde ki Yahudilere
baktığımızda, onlar bu küfre düşenlerden olmuştu. Yahudiler, bir peygamberin
yakında geleceğini, ve bunun alametleri artık ay ışığı gibi belirlediğini
tespit etmişlerdi. Hatta geldiğinde yüce Allah'ın elçisine uyacaklarını o
zamandan beri ikrar ediyorlardı. Fakat beklenen gün çattığında, Muhammed
sallallahu aleyhi ve sellem Allahu Teala'nın son Nebi ve Rasulü olduğunu TÜM KALPLERİYLE TASDİK ETMELERİNE rağmen, kibirlenip, onu yalanladılar🗲, ve apaçık hakka boyun
eğmekten geri durdular 🗲
: "Yanlarındakini doğrulamak üzere onlara Allah tarafından bir Kitap gelince -ki önceden kafirlere karşı yardım isteyip duruyorlardı- işte o tanıdıkları kendilerine gelince onu inkar ettiler. Allah'ın laneti kafirler üzerine olsun❗" Bakara, 89. İşte bu küfürlerinden dolayı Rabbimiz onlara
lanet etti sevgili kardeşlerim ❗
En
çok üzüntü veren nokta şu ki, Ehli Kitap, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
ile göz göze geliyorlar... onun konuşmasını
duyuyorlar... kavlini
dinliyorlar... Anlamışlardı
ki bu beyyine, bir beşerin değil, Rabbu'l-Aleminin kelamıydı ✨. Artık kalplerini imandan alıkoyacak en ufak şüphe kalmamıştı : Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem
Allah'ın son nebi ve rasulüydü. 🔦 Zira onu kendi oğullarını
tanıdıkları gibi tanıdılar. Ama vahi kendileri gibi bir yahudiye değilde, bir arapa indiği için bunu bir
türlü kabullenemediler. Kalpleri hakkı tasdik ettiği halde,
küfrettiler : "Kendilerine kitap
verdiğimiz kimseler, onu (Muhammed'i) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar ve
onlardan bir kesim bildikleri halde gerçeği gizlerler." Bakara,146.
🔎 Aynı
şekilde bu kuyuya Firavun ve kavmi'de düşmüştür kardeşlerim. Onlar, Musa
Aleyhisselam'ın Allah Azze ve Celle'nin nebisi olduğunu biliyorlardı. Getirdiği
mucizelere kalpleri teslim olduğu halde, dil ve
azalarıyle karşı geldiler 🗲, kibirlendiler 🗲, ve hakkı yalanladılar 🗲 : "Kendileri de bunlara kalpten inandıkları halde,
zulûm ve kibirlerinden onları inkâr ettiler. (Ey Muhammed! Allah'ın âyetlerini
inkâr ederek yeryüzünde) bozgunculuk yapanların sonlarının nice olduğuna bir
bak!" Neml, 14
🔎 Yalanlama küfrün kapsamına ayrıca helal olan bir şeyi haram kılmak, yada haram olan
bir şeyi helal kılmak girer :
❗❗❗ Kim
dinin helal kıldığını haram kılarsa, MUHAMMED SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM'İ
YALANLAMIŞ OLUR.
❗❗❗ Kim dinin haram kıldığını helal kılarsa, MUHAMMED SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM'İ
YALANLAMIŞ OLUR.
Çünkü
böyle bir yaklaşım, şer'i bir hükmü yalanlamaktır. Buda doğal olarak Muhammed sallallahu
aleyhi ve sellem'i yalanlamaktır.
Demek
ki kalbin kesin olarak bildiğini hastalıklı sebeplerden ötürü dil ve azalar yalanladığında
tekzib küfrü meydana geliyor. Kendisiyle muhtelif olmak ne kadar içler acısı ...
O halde, Allah Azze ve
Celle kalplerimizi korusun. Zira yalanlama küfrüne düşen kafir
olur, ve İslam dairesinden çıkar.
⛔ İkinci kısım : Tasdik ile birlikte
reddetme ve büyüklenme küfrü
Nedirs Reddetme ve büyüklenme
küfrü, hakkı tasdik etmekle beraber BÜYÜKLENİP BU HAKKA TABİ OLMAYI REDETMEKTİR. 🔦 Bu, İblisin içine düştüğü küfürdür. O ki,
Allahu Teala kendisine Adem Aleyhisselamın önünde secde etmeyi emrettiğinde, 🢆 bu emri yerine getirmeyi reddetti, 🢆 kibirlendiği için karşı
çıktı ve 🢆 kafirlerden oldu : "hani Biz meleklere 'Adem'e secde edin' demiştik de, İblis dışında
derhal secde ettiler. O reddetti, büyüklendi, ve kafirlerden oldu." Bakara, 34. İblis, Rabbine isyan etti, kendisini
zannınca üstün gördü ve secde etmedi : "Ben
ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın" Araf 12.
İşte her kim, Rasulullah sallallahu aleyhi ve
sellem'in Rabbinden getirdiğini hak olduğunu bilir ve tasdiklerse, fakat
buna rağmen bu hakka karşı kibirlenir 🎇, azıp şımarır 🎇, hakkı ve hak ehlini hor görür 🎇 , ve tüm bu sebeplerden dolayı bu hakka tabi olmayı reddederse 🎇, o kişi KÜFRETMİŞTİR.
O halde, Allah Azze ve
Celle kalplerimizi korusun. Zira büyüklenme küfrüne düşen kafir olur, ve İslam dairesinden çıkar.
⛔ Üçüncü kısım : Şüphe ve tereddüt küfrü
Nedirs şüphe ve
tereddüt küfrü, Rasulullah sallallahu aleyhi ve
sellem vahiy yoluyla getirdiği ahkam ve inançların kesin bir hak olduğuna şüpheye düşmek, yada Rasulullah sallallahu
aleyhi ve sellem'e her hangi bir konuda tabi olmak hususunda tereddüt etmektir sevgili kardeşlerim.
Aynı
biçimde, bunların hak olduğuna dair ağırlıklı bir
kanaate sahip olmakla beraber, hak olmamasına ufak
bir ihtimal verilmesi de küfür olan bir zandır. Emin olabiliriz ki böyle bir zan ŞEHADETİ İPTAL EDER. 📣 Çünkü bizler "La İlahe illa Allah,
Muhammadun Rasulullah" demekle İslamın bütün ahkam ve inançlarının kesin
doğruluğunu var gücümüzle adeta haykırmış bulunuyoruz. Hakkın İslamın dışında
olmayacağını tasdik etmiş oluyoruz. Nitekim bu üstün ikrarda da her
hangi bir "acaba mıs" kırıntısına katiyetle yer 🢆 YOKTUR, 🢆 OLAMAZDA. Bir Müslüman
tereddütte düştüğünde, yakini
elden kaybeder. 📣 Halbuki yakin, şehadetin olmazsa olmazı 7 şartlarından bir tanesidir.
Şanı
Yüce Allah, şüphe ve tereddüt küfrü hakkında bizlere şu adamın misalini verir : "(Yeniden
dirilişi inkâr ederek, kıyâmetin kopacağından şüphe ederek) kendine zulmetmiş
bir halde bağına girdi ve şöyle dedi: Bu bağın yok olacağını ebedîyyen
zannetmem. Kıyâmetin kopacağını da zannetmem. (Arkadaşına: Senin iddiâ ettiğin
gibi kıyâmetin kopacağı ve) Rabbime döndürüleceğim (farz olunsa bile), hiç
şüphe yok ki onun yanında bundan daha hayırlı bir âkıbet bulurum. (Mü’min olan)
arkadaşı ona şöyle dedi: Seni topraktan, sonra bir damla sudan (spermden)
yaratan, daha sonra da seni düzgün bir adam sûretine koyan Allah’ı nasıl inkâr
edersinsFakat ben (derim ki) O Allah, Rabbimdir ve
ben hiç kimseyi Rabbime ortak koşmam." Kehf, 35-38. Ayette zikredilen kişi ahiretin kopacağına ihtimal vermiyor. Bir gün dirileceğini kesinkes inanmıyor ve bu yüzden şüphe ve tereddüt küfrüne düşüyor.
Binaenaleyh bizler şu kaideye çok dikkat etmeliyiz : şüphe,
yakinin karşıt kelimesidir. İmanında her hangi bir şüphe ve
tereddüt barındıran Aziz ve Celil Allah'a TESLİM
OLMAMIŞ OLUR. Nasıl olsun ki s Böyle bir hal
imanla nasıl bağdaşsın ki güzel kardeşlerim s Oysa bakınız yüce Rabbimiz
mü'minlerin imanlarını nasıl vasfediyor, ve hangi şarta bağlıyor : “Mü’minler
ancak öyle kimselerdir ki, Allah’a ve elçisine îmân ettikten sonra (îmân
konusunda) şüpheye düşmezler, malları ve canlarıyla Allah yolunda
savaşırlar. İşte bunlar, (îmânlarında) sâdık olanların tâ kendileridir.”Hucurât, 15. Allahu Teala, mü'minlerin imanlarındaki
samimiyetlerini 💖, İslam olduktan sonra şüpheye düşmemeye
bağlıyor 💖. Çünkü İslam, HAKKIN TA KENDİSİDİR 💖. O'nun dışında hak YOKTUR ❗
O halde, Allah Azze ve
Celle kalplerimizi korusun. Zira şüphe ve tereddüt küfrüne düşen kafir olur, ve İslam dairesinden çıkar.
⛔ Dördüncü kısım : Yüz çevirme küfrü
Nedirs Yüz çevirme küfrü, 🢆 hakkı önemsemeyerek, 🢆 ondan hoşlanmayarak öğrenmemek, ve 🢆 gereğince amel etmemek suretiyle terk etmemektir. Bu terk edis, söz, davranış, itikad, genel yada özel olması hiç fark göstermez sevgili
kardeşlerim. Rabbimiz bu küfür hakkında şöyle buyurur : "İnkâr edenler, uyarıldıkları
şeylerden yüz çevirmektedirler (Kur'an'ın uyardığı şeylerden ne öğüt
almaktadırlar, ne de düşünmektediler)." Ahkaf, 3.
Bu çok korkunç bir küfür çeşididir
nitekim❗ Bir
Müslüman,
📍 Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem'in getirdiklerine karşı 'ben ona uymam, onu yapmam, yada
benim buna ihtiyacım yok' dese, yüz çevirme küfrüyle küfretmiş olur.
📍 Hakkı
işittiği vakit onu işitmemek
için manevralarda bulunup, konuşmaya başlarsa, ya da
parmaklarıyla kulaklarını
tıkarsa, yüz çevirme küfrüyle küfretmiş
olur.
📍 Hakkın zikredildiği yerden kaçan kişi yüz çevirme küfrüyle küfretmiş olur.
📍
Hakkı işitmekle birlikte kalbini
ona iman etmekten başka yere döndüren, organlarını da gereğince amel etmekten uzak tutan,
ve bunları haktan
hoşlanmadığı için yapan
kimse, haktan yüz çevirmek süreti ile küfretmiş
olur.
Rasulullah sallallahu aleyhi ve
sellem getirdiklerinde yüz çeviren, işte böyle kendisini helak etmiş
olur. 📣 Bizlerin
bazen küçümsediklerimiz,
üzerimize ne şiddetli bir şekilde dönebiliyormuş kardeşlerim...
O halde, Allah Azze ve
Celle kalplerimizi korusun. Zira yüz çevirme küfrüne düşen kafir olur, ve İslam dairesinden çıkar.
⛔ Beşinci kısım : Nifak küfrü
Nedirs Nifak küfrü, 🔎 kalben Rasullah sallalahu aleyhi ve sellem'in
getirdiklerini red ve inkar etmekle beraber,
🔎 zahiren ona
tabi olduğunu göstermektir. Böyle bir kişi aslen iman etmiyor, kalbindeki küfrü gizliyor, fakat dışa İslamı vuruyor. O bir MÜNAFIKTIR, ve insanlara gösteriş için Allahu
Teala'ya teslim olmuş gibi davranır : "İnsanlardan bazıları da vardır ki, îmân etmedikleri halde ‘Allah’a ve âhiret gününe îmân ettik’ derler. Onlar (akıllarınca) Allah’ı ve mü’minleri aldatırlar. Halbuki onlar kendilerini aldatırlar ve fakat onlar bunun farkında değillerdir." Bakara, 8. ve 9. ayetler.
Münafık,
çeşitli çıkarlardan ötürü görünüşte İslamı izhar
eder 🎇.
Ama yüce Rabbimiz her bir kalbin, en derinliklerinde olsa bile, gizlediklerini çok iyi bilir : "de
ki : 'kalplerinizdekileri gizleseniz de, açığa vursanızda, Allah onları
bilir." İmran, 29. Binaenaleyh böyle bir iman 📣 GERÇERSİZDİR, 📣 MERDUTTUR.
🏁
Bizler nifağa karşı mutlaka ama mutlaka uyanık ve bilinçli olmalıyız. Çünkü
nifak bir kalp hastalığıdır kardeşlerim : "Onların
kalplerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalığını çoğaltmıştır." Bakara, 10.
Bununla beraber bilmeliyiz ki
nifak konusunu geniş bir mevzudur. İtikadi/büyük ve ameli/küçük nifak olmak üzere iki kısma ayrılır. Bu bölümümüzde ise yüzeysel bir şekilde itikadi/büyük nifağa deyindik.
İslam dairesinden çıkartan haller serisinde nifak meselesini teferruatlı bir şekilde ele aldığımızda neden bu kadar yıkıcı bir ateş topu olduğunu hep beraber anlayacağız bi izni Allah. 📣 Konuyu işledikçe neden sahabeler radiyallahu anhum nifaktan bu kadar ürperiyorlardı derk etmeye çalışacağız. Zira bir türlü kendilerini nifaktan yana emin hissedemiyorlardı. Bizlerde bundan yana kendimizi emin hissetmemeliyiz güzel kardeşlerim. Çünkü kalbe giren küçük bir nifak lekesi, temizlenmediği halde büyük nifağa götürebilir Allah muhafaza.
İslam dairesinden çıkartan haller serisinde nifak meselesini teferruatlı bir şekilde ele aldığımızda neden bu kadar yıkıcı bir ateş topu olduğunu hep beraber anlayacağız bi izni Allah. 📣 Konuyu işledikçe neden sahabeler radiyallahu anhum nifaktan bu kadar ürperiyorlardı derk etmeye çalışacağız. Zira bir türlü kendilerini nifaktan yana emin hissedemiyorlardı. Bizlerde bundan yana kendimizi emin hissetmemeliyiz güzel kardeşlerim. Çünkü kalbe giren küçük bir nifak lekesi, temizlenmediği halde büyük nifağa götürebilir Allah muhafaza.
O halde, Allah Azze ve
Celle kalplerimizi korusun. Zira
nifak küfrüne düşen kafir olur, ve İslam dairesinden çıkar.
📝 HULASA, BÜYÜK
KÜFÜR 📝
➠
Şehadeti İPTAL EDER
➠
Bütün iyi
amelleri BOŞA ÇIKARTIR
➠
Kişinin EBEDİYYEN
CEHENNEMDE kalmasına sebep olur
➠
Böyle bir küfür
ile kafir olanın KANI VE MALI MÜBAHTIR.
➠
Bu şekilde
kafir olan kişi ile müminler arasında KATIKSIZ ADAVET vardır
🚧 UYARI 🚧 : Bir
Müslümanın büyük küfür işlediği zahir olduğu takdirde ona kafir hükmünü vermek
avama değil, alimlere düşer. Zira tekfire engel hasletler ile
durumu kıyaslayacak tek ehil olan alimlerdir. Avam ise bu işe katiyetle
yaklaşmaz. Bilmediği ve kendisini ilgilendirmediği şeylerin peşine düşmez. Aksine
kardeşine Allah rızası için nasihat eder.
🔎 Küçük küfür
🢆
Küçük ama cezası büyük 🢅. Bu
bir kelime oyunu mus Hayır sevgili kardeşlerim,
değil. Bilakis hakikatın ta kendisidir. 📣 Küçük
küfür, bir Müslümanı DİNDEN ÇIKARTMAZSADA karşılığı pek elem
verici bir azaptır. Bu tarz günahlar Kuran ve Sunnette küfür
olarak adlandırılmakla beraber, büyük küfür sınırına ulaşmamıştır. Buna
rağmen "küçük" kelimesi kullanılması bizlerin mevzuyu
küçümsememize araç olmasın. Zira küçük küfür, 📍 İMANI
TERS YÖNDEN ETKİLER, 📍 ONU
ZAYIFLATIR, 📍
artı CEHENNEM AZABINA GÖTÜRÜR. O halde, bu
masiyetleri ciddiyete almalıyız, titiz ve temkinli davranmalıyız. Şayet içine düştüğümüzü fark edersek, onlardan
derhal nasuh bir tövbeyle tövbe etmeliyiz. Zira kamil mümin olabilmek için bu
hallerden sakınmak gerekir.
Peki küçük küfür olarak tesmiye
edilen bu günahlar hangileridirsGelin bazılarını birlikte not edelim :
⛔ Nimete küfür (nankörlük)
Bir kişi nimet verenin Allah Azze ve Celle olduğunu itikat etmekle beraber, her hangi bir nimeti BİR BAŞKASINA NİSPET EDERSE, ➫ küçük küfürle küfretmiş olur sevgili kardeşlerim. Bir başka lafızla Yaratıcısına karşı
nankörlük etmiş olur. Mesela, 🚨
rızkın patrona
izafet edilmesi, 🚨
yağmurun buluta
izafet edilmesi küçük küfre örnektir. Çünkü bunlar sadece bir sebeptir. Sebeplerin kainatta hiç bir tasarrufu yoktur. Yüce Allah, 📣 meşietini
geri tutarsa bu nimetler ademoğluna hiç bir şekilde
ULAŞMAZ.
🔦 Arşın sahibi Allah Tebareke ve
Teala, bizlere kitabında misal verir : "Allah,
şöyle bir kasabayı örnek verir : o kasaba güven ve huzur içindeydi. Rızkı da
kendisine her bir yandan bol bol geliyordu. Fakat o (kasaba halkı), Allah'ın
nimetlerine karşı kafir (nankör) oldu". Nahl
112. Burada kast edilen kasaba Mekke'dir.
Allahu Teala, ekin olmadığı halde oraya rızkı sağnak yağmur gibi bolca ve kolay
ulaşmasını sağlamış ✨.
Halkın uluhiyet
tevhidleri ifsada uğraması, kendilerini tevhide davet eden, ve şirki terk etmelerine çağrı yapan bir
rasul gönderilmesine neden olmuştu : Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem. Ama Mekkeliler,
bu elçiyi yalanladı ve Allahu Teala'nın
nimetlerine kafir oldular (nankörlük ettiler)🗲. Bunun için de Rabbimiz, durumlarının aksini getirdi, ve onlara 📍 açlık, ve
📍 korku elbisesini
giydirdi. Onların şükretmeyişleri ve küfürleri (nankörlükleri) böyle bir
akibetin nedeni oldu.
Ya bizlers Bizler sahip olduğumuz
nimetlere karşı ne kadar şükrediyoruzs Ne
kadar Rabbimizi bunun için güzel isimleriyle övüyoruzsNe kadar minnet
duyuyoruzs Halbuki bir insan
bize bir iyilik yaptığında onu göye çıkartırız. O halde, bizleri nimetleriyle
gark eden Allahu Teala yarattıkları adedince şükürler olsun 💖. Nitekim Rabbimiz, her birimiz çeşit çeşit nimetlerle lütuflandırdı.
🌿 Çoğumuzu
sağlıkla, 🌿
kimimizi zenginlikle, 🌿
kimimizi evlatla, 🌿
kimimizi ilimle, 🌿
kimimizi de değişik alanlarda değişik uzmanlıkla...
Binaenaleyh asla bu nimetlerin birisini Rabbimizden gayrısına atf
etmemeliyiz, ve
nimet verenin sebepler değil, sadace ama sadece Rabbimizin
olduğuna yakinen iman etmeliyiz.
Nimete küfür konusu zihinlerimizde iyice oturması için bir örneğe daha değinmeye ne dersiniz s Bazen hasta oluruz ve bir süre sonra şifa buluruz. ➫ Şifayı
veren Allahu Teala olduğunu inanmakla beraber, sağlığımıza kavuşmamızın
nedenini aldığımız ilaçlara bağlarsak, küçük küfür işlemiş oluruz, Yaratıcımıza karşı nankörlük etmiş oluruz Allah muhafaza. ➫ Lakin eğer
ilacın mutlak
fail olduğuna itikad edersek, yani şifa Allahu Teala'dan
gelmediğini, aksine tek başına ilaçtan geldiğine inanırsak, büyük küfür işlemiş oluruz Allah
muhafaza. Çünkü sebebin mutlak
fail olduğuna kanaat getirmek, büyük küfürdür , ve
kişiyi İSLAM DAİRESİNDEN ÇIKARTIR.
⛔ Allah'tan başkasına yemin etmek
Şaşırtıcı değil mis Hiç Allah'tan başkasına yemin etmenin
küfür olucağını
aklımıza gelirmiydi sevgili kardeşlerims Halbuki Ademoğlu ağızından çıkan sözlerin nereye
gideceğini düşünmeden yeminler etmesi malesef sıkça rastlanabilen bir
haldir. Zira kimisi atasına, kimisi babasına, kimisi namus ve şerefine yemin
eder.
Peki bir eşya yada varlığığa yemin etmenin sebebi
nedirs Bir şeye yemin etmenin sebebi, ona duyulan 📍 tazim, 📍 yücelik ve 📍 şerefli kabul edildiğinden
ötürüdür. Tazim ve yücelik duyulmaya müstehak olan tek varlıkta Allahu
Teala'dır. Onun için O'ndan başkasına yemin edilmez, edilemez. Bakınız sevgili
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem bizleri nasıl tembihliyor ➫ "Allah'tan başkasının adına yemin eden bir kimse küfretmiş ya da şirk
koşmuş olur" Ahmed 2/34, Ebu
Davud 3251. Başka bir rivayette ise ümmetini bu çirkin amelden şöyle men ediyor
➫ “Tâğûtlar adına da ve babalarınız adına da yemin etmeyin.” Muslim 1648; Nesâî 3474. Nitekim tağutlara
yemin etmek Mekkeli Müşriklerin adetiydi. Allah
Rasulü sallalahu aleyhi ve sellem ise, daima ✨"nefsini elinde tutan Allah'a"✨ yemin etmiştir.
Dikkat
etmemiz gereken bir nokta daha var kardeşlerim : 📣 yemin eden kişi, yemin ettiği şeyi Allah'a eşit yada daha üstün ve daha yüce gördüğü
için yemin ediyor ise, büyük küfür ile küfretmiş,
ve İSLAM DAİRESİNDEN ÇIKMIŞ olur.
⛔ Müslümanlarla savaşmak
Irkımız, dilimiz, renklerimiz, soyumuz, mevkimiz
farklı farklı olsa da bizler tek bir söz altında buluşuyoruz. Tek bir çatı
altında toplanıyoruz. Aynı Rabbe ibadet ediyoruz. Top yekun "La İlahe illa Allah, Muhammadun Rasulullah" diyoruz
değil mis Bittabi. O halde bir Müslümanın diğer bir Müslümanla
savaşması küfürden başka ne olabilir kis
📍 Nefis için, 📍 dünyevi bir çıkar
ve benzeri için bir Müslümanla haksız yere savaşmak KÜÇÜK KÜFÜRDÜR. 🢆 Abdullâh İbn Mesûd radîyallâhu anh’dan
rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Müslümana sövmek
fısk (Allah’a itaatten çıkmak), onunla savaşmak ise (KÜÇÜK) KÜFÜRDÜR.”
Buhârî 48; Müslim 116.
🢆 Yine bu küfre taalluk eden şu rivayeti zikredebiliriz : İbn Abbas radîyallâhu anhuma’dan rivâyet edildiğine göre de, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Benden sonra birbirinizin boynunu vuran kâfirler olarak gerisin geri dönmeyin❗” Buhârî 1739; Müslim 118. Hadisin zahiri buna işaret eder gibi olsa da, bu buyruktan maksat kişiyi dinden çıkartan büyük küfür değildir. Çünkü Allahu Teala ayette, günah olmasına rağmen çarpışanlar hakkında "iman (kardeşliği)" adını kullanmıştır ➡ "Eğer mü'minlerden iki grup birbirleri ile çarpışırlarsa onların arasını düzeltin ... Müminler ancak kardeştirler. O halde iki kardeşinizin arasını düzeltin." Hucurat 9 ve 10. Bu da Müslümanla savaşmanın büyük değil küçük küfür olduğuna delalet eder.
🢆 Yine bu küfre taalluk eden şu rivayeti zikredebiliriz : İbn Abbas radîyallâhu anhuma’dan rivâyet edildiğine göre de, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Benden sonra birbirinizin boynunu vuran kâfirler olarak gerisin geri dönmeyin❗” Buhârî 1739; Müslim 118. Hadisin zahiri buna işaret eder gibi olsa da, bu buyruktan maksat kişiyi dinden çıkartan büyük küfür değildir. Çünkü Allahu Teala ayette, günah olmasına rağmen çarpışanlar hakkında "iman (kardeşliği)" adını kullanmıştır ➡ "Eğer mü'minlerden iki grup birbirleri ile çarpışırlarsa onların arasını düzeltin ... Müminler ancak kardeştirler. O halde iki kardeşinizin arasını düzeltin." Hucurat 9 ve 10. Bu da Müslümanla savaşmanın büyük değil küçük küfür olduğuna delalet eder.
Ancak,
eğer bir kişi, 🔎 haram olan bu fiili helal görürse,
yahut 🔎 Müslümanlara
karşı kâfirlerin safında savaşırsa veyahut 🔎 Müslümanlara karşı onları desteklerse, o
zaman büyük küfür ile küfretmiş, ve
İSLAM DAİRESİNDEN ÇİKMİŞ olur.
⛔ Nesebe sövmek, ve ölünün arkasından ağıt
yakmak, feryat etmek, bağırıp dövünmek
Hiç
kuşkusuz ki mezkur olan bu fiiler, pek kerihtir. Müslüman kimliğimize
yakışmayan davranışlardır. Çünkü ilki bir insanın ahlakındaki eksikliği ile beraber nefis kirliliğinin göstergesidir, diğerleri de Allahu Teala'nın mukadderatına isyandır. Oysa, bunlardan men edildik güzel kardeşlerim.
🢆
Ebû Hureyre radîyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu
aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “İnsanlarda iki haslet vardır ki, onlar bir küfürdür : 🢆 Neseblere dil uzatmak 🢆 ve ölen için ardından ağıt yakmak.” Ahmed 2/377, Müslim 67/121. Bir başka lafız da şöyledir : “İnsanlarda iki huy vardır ki, onlar küfürdür : 🢆 Nesebe sövmek 🢆 ve ölünün arkasından
feryat etmek.” Müslim 118; Ahmed 8905.
🔦 Neseblere dil uzatmak/sövmek kibirlenmektir . Büyüklenmektir . Kendi soyunu üstün tutup, kardeşininkine de hor
bir gözle bakmaktır. Bu küçük küfürdür. Keza, cahiliye özelliklerindendir.
🔦 Ölünün arkasından ağıt yakmaya, feryat etmeye, bağırıp dövünmeye gelince. Evet,
bizler duygu yüklü varlıklarız. Sevdiğimiz, değer verdiğimiz bir insanı
kaybetmek, şu küçücük kalbimizi derinden yaralar. Kuşkusuz bir yakınımızın
ölümü, ağır bir imtihandır kardeşlerim. Lakin hepimiz
Allah'tan geldik, mutlaka da bir gün Allah'a döndürüleceğiz. Bu acılara katlanmanın tek yolu, küfür olan fiilleri işlemekten uzak, Rabbimize büsbütün teslim
olmak, kadere razı gelmek, ve ebedi Cennette tekrardan buluşmayı temennisiyle
sabretmek.
⛔ Kadının eşine nankörlük etmesi
Bir
kadının, 📍 eşinden
gördüğü ihsan inkar etmesi, 📍 lisan ve hareketleriyle iyiliklerini yoktan sayması ve kıymet bilmemesi, veyahutta 📍 hoşuna gitmeyen bir olay karşısında sabırsız olup, yakınarak kocasını kötülemesi, 📍 yada ona itaatsizlik etmesi küçük
küfürdür.
🔦 Allah Rasulü sallalahu aleyhi ve sellem
cehennem ateşinde gördüğü kadınlardan haber verirken, bakınız sahabesi
radiyallahu anhum ile kendisi arasında nasıl bir konuşma geçiyor ➫ İbn Abbâs radîyallâhu anhuma’dan rivâyet edildiğine göre,
Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle demiştir: “Bana cehennem
gösterildi. Cehennemliklerin çoğunluğunun kadınlar olduğunu gördüm. 📣 ZÎRÂ ONLAR KÜFREDENLERDİR. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e soruldu: Allâh’a
mı küfredüyorlarsŞöyle cevâb verdi: kocalarının hakkını inkâr ve iyiliği İNKÂR ederler. Onlardan birine uzun zaman iyilikte bulunsan, sonra
senden (hoşlanmadığı) bir şey görse hemen ‘ZATEN SENDEN HİÇBİR İYİLİK GÖRMEDİM’ der.” Buhârî 29; Müslim 907.
Sizinde
dikkatlerinizi çektimisSahabeler
radiyallahu anhum mezkur küfrü Allahu Teala'ya atfederken, burada Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem'in kast ettiği küfrün KOCAYA İSYAN olması çok şaşırtıcı değilmisBir kadın eşine
karşı nankörlük ettiği mi küfretmiş
olur, ve irtikab ettiği bu haramın yüzünden cehennem ateşine mustahak olur Allah muhafaza ❗
🔦 Bir başka rivayet
ise şöyledir : Esmâ bnt. Yezîd
radıyallâhu anhâ’dan rivâyete göre şöyle anlatmıştır: “Biz
kadınlarla beraberken Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem yanımıza uğrayıp
selam verdi ve şöyle dedi ➫ “Nimet
verenlere küfretmekten sizleri sakındırırım.” “Ey Allah’ın Rasûlü ❗
Nimet verenlere küfretmek nedirs” dedik. Şöyle
buyurdu ➫ “İçinizden birisi ana-babasının yanında uzun süre evlenmeden evde kalır
ve evlenmek de istemez. Ardından Allah celle celâluhû kendisine bir koca ve bu kocadan mal ve evlat nasip eder.
Daha sonra da kızıp ‘ben bu adamdan
hiçbir gün bir hayır görmedim’ der.” Hasen hadis. Bu lafızla İmam Ahmed,
Musned, c. 6, s. 52’de Şehr b. Havşeb. Ebû Dâvûd, no: 5204; Tirmizî, no: 2697.
Öyleyse sevgili kardeşlerim, bizler itaatkar eşler olmalıyız,
ve onlara nankörlük etmekten şiddetle kaçınmalıyız.
📝 HULASA,
KÜÇÜK KÜFÜR 📝
➠ İslam dairesinden
çıkartmaz.
➠ Bütün amelleri
boşa çıkartmaz. Ancak onları
eksiltir, ve onunla
birlikte yapılan ameli boşa çıkartır.
➠ Böyle bir kimse cehenneme girse bile orada ebediyen KALMAZ. Allahu Teala onu rahmeti gereği af edebileceği 💖 için cehenneme HİÇ
GİRMEYEBİLİR.
➠ Küçük küfür
işleyenin kanı ve malı HARAMDIR ⛔
➠ Böyle bir kimse sahip olduğu iman kadarı ile sevilir, ve veli edinilir ✨. Onda küfürden
bulunan kadarı ile de ona buğz ve düşmanlık edilir .
🔎 Küfür olan lafız ve fiiller
Nitekim küfür olarak değerlendirilen lafızlar vardır kardeşlerim. Bu lafızların küfür ile eşleştirilmesinin sebepleri Allahu Teala, şeriatı, Melekleri, ve başka esasları ile bir nevi alay etmeyi ihtiva ettikleri içindir. Ya da dinden olduğu kesin olarak bilinen bir hususu inkar anlamını içerdikleri içindir. Veyahutta Allahu Teala'yı yaratmış olduğu varlıklara benzetme manasını taşıdıkları içindir. Aynı sebeplerden ötürü küfür olarak değerlendirilen fiiller de vardır.
Şimdiki sıralayacağımız kavillerden ve fiillerden sakınarak, Rabbimizin yardımı ile iman ve tevhidimize zarar veren yada onu eksilten şeylerden korumuş oluruz.
🔎 Küfür olan lafızlara misal
Û
Allahu Teala'ya,
İslam dinine, meleklere ya da onlardan birisine sövmek,
Û
Rasulullah
sallallahu aleyhi ve sellem'e ya da peygamberlerden birisine sövmek,
Û
Allahu Teala, melekleri,
rasulleri ya da din ile alay edip eğlenmek,
Û
"ben Allah'tan korkmuyorum" ya da "Allah'ı sevmiyorum"
demek,
Û
"bazı insanların kainatının tümünde ya da bir kısmında
tasarruf etme imkanları vardır"
demek,
Û
"yahudilik ya da Hırıstianlık İslam dininden hayırlıdır" ya da "ona eşittir" ya da "Muhammed sallallahu
aleyhi ve sellem'in peygamber olarak gönderilmesinden sonra onlara göre amel
etmek caizdir" demek,
Û
Allahu Teala'dan gayrısına dua etmek ve sadece Allahu
Teala'nın güç yetirebilceği şeyi istemek.
Hastaya şifa vermek, ihtiyaçları görüp
karşılamak gibi,
Û
"zina haram değil"
yada "içki haram
değil" demek ve benzeri sözler.
Bilhassa dinde kesin olarak bilinen, icma ile kabul edilen bir
hükmün zıttını iddia
etmek,
Û
"keşke Müslüman olmasaydım" ya da "ben yahudiyim, hıristianım" sözlerini kendi isteği ile ve kasıtlı
olarak demek,
Û
"şeriat günümüze uygun değil" sözünü inanarak söylemek
🔎 Küfür olan fiilere örnek
Û Allahu Teala'dan başkasına secde etmek,
Û
Allahu Teala'dan başkasına, mesela bir puta, ya da salih bir veliye,
onu tazim etmek gayesiyle kurban kesmek,
Û
Bilerek ve
kasıtlı olarak Mushafı ya
da Allahu Teala'nın zikrini ihtiva eden şeyleri pis bir yere koymak,
Û
Caiz olduğu inancıyla Allah'ın indirdiklerinden başkasıyla hüküm vermek, yahutta bunların Allah'ın indirdikleriyle hükmetmekten daha güzel olduğuna inanmak,
Û
Sihir yapmak,
öğrenmek ve öğretmek,
Û
Mezar ve salih
kimselerin kabirlerini tazim etmek gayesiyle tavaf edip, etraflarını dolaşmak,
Û
Bilerek, kasten
ve isteyerek küfür ehlinin şiarlarından olan her hangi bir şeyi (haç
ve benzeri) dinlerini tazim etmek için takmak, âyin (dini töre) ve benzeri ibadetlerinde
küfür ehline karşı, bilerek ve kasten, istiyerek katılmak,
Û
Fesat çıkartma kastı ve benzeri maksatlarla İslam
mescidlerini yıkmak,
Û
Gönül rızası ile müşriklere mabedler inşa etmek. Yahudilerin havraları, Hıristianların kiliseleri gibi.
Küfür konusu burada bitmiştir kardeşlerim.
Allah Azze ve Celle hepimizi korusun.
Rabbimiz, her zaman hakkı hak bilip, ona tabi olmayı,
batılı'da batıl kabul edip, ondan ırak kalmayı nasip eylesin,
bizlere bu konuda muvaffakiyet versin. Allahumme amin.
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ
إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ
إِلَيْكَ
إِلَيْكَ


