Sad, 5
بِسْمِ
اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ
Esselamu
aleykum ve rahmetullahi ve beraketuhu Sevgili Kardeşlerim💐.
Selamın en güzeli üzerinize olsun💐. Dünya ve Ahiretteki mutluluk siz
ve sevdiklerinizin olsun💐. Her daim, birbirimize ulaşan tek şey, hayır
olsun💐.
Sonsuz rahmetiyle, muazzam bir biçimde kullarının FITRATLARINA
Rububiyeti kodlayan, ve
onları pak hanifler olarak yaratan El-Latif'e hamdolsun ✨. Ademoğuluna yüce bir hikmetle AKIL nimetini
bahşedip, kendisini bulabilecek delilleri fıkh etme meziyetini lüfteden Er-Raşid'e hamdolsun
✨. Her bir ümmete Adn Cennete vardıran ibadetleri
öğretecek BİR RASUL gönderen El-Mü'min'e hamdolsun ✨.
Nitekim bizler, asırların kavgası olan Tevhid ve Şirkin birbirine açtığı savaş meydanlarında, 📣 askerler misali yer almış bulunmaktayız. Evet
kardeşlerim 💝. Gayemiz, tabiatımıza
uygun olan TEVHİDİN MUHAFAZASI (tıkla) için mücadele edip, ona münafi olan ŞİRKİN (tıkla) her türlüsünü de defetmektir. Son nefesimize kadar imanımızı
bozup onu ortadan kaldıran hallerden korumak, bizlere iki cihanda mutluluk
sağlayacaktır 💖. Bu gayrete faydalı
gelecek imkanları her fırsatta değerlendirmek, elbet ki isabetli olacatır. Hatta Ömer ibn Hattab radiyAllahu anhu der ki ➫ "İslam içinde cahiliyeyi bilemeyen kimseler yetiştiği takdirde, İslam'ın kulpları da birer birer sökülecetir."
Binaenaleyh, vahiynin ilk muhatapları olan Mekkelileri daha iyi tanımaya ne dersinizs Hiç aranızda onların nasıl
bir toplum oluşturduklarını merak edenler oldumus Bu çok önemli bir konu
kardeşlerim. Neden biliyor musunuz s Çünkü onların
inançlarını 🔬 tetkik edersek, ve 🔬 anlamaya çalışırsak,
➫ Neden kendilerine bir rasul
neden gönderildiğini daha iyi idrak edeceğiz.
➫ Kuran-i Kerim'i daha derin bir kavrayışla
fehm edeceğiz.
➫ Ve Müslüman kelimesinin
içeriliğini hakkıyle öğreneceğiz in şaa Allah.
📣 Haydi, hiç bir zaman yolcusu geride kalmasın ! Kuran ve sünnet ışığında Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in Medine'ye hicretinden 13 senesine evvel gidiyoruz.
Acaba Mekkeliler nasıl bir ubudiyet içindeydilers Genellikte, onları hep Allah'a
inanmayan, Onu inkar eden, ve O'ndan bi haber olan kişiler olarak canlandırırız hayalimizde. Öyleyse, sessizce
onları izleyelim ve bakalım zannımız gerçeklerle bir arada buluşuyor mu...
🏁 Mekkeliler, Yüce Allah'ın Rububiyetini İkrar Eden Bir Toplumdu
Kardeşlerim, ilk tespit hiç beklenmedik olmakla beraber, edindiğimiz temel fikir ile zıt. Mekkeliler, Allahu Tealayı hiç mi hiç İNKAR ETMİYORLARDI desem, şaşırırmısınızsss
Kardeşlerim, ilk tespit hiç beklenmedik olmakla beraber, edindiğimiz temel fikir ile zıt. Mekkeliler, Allahu Tealayı hiç mi hiç İNKAR ETMİYORLARDI desem, şaşırırmısınızsss
Tam aksine O'nu biliyorlardı. Onun varlığının farkındaydılar.
📣 Çünkü rububiyetini AYAN BEYAN ikrar ediyorlardı.
Mekkeliler, 📍 kainatı yaratan, 📍 rızık veren, 📍 külli işleri tasarruf eden, 📍 öldüren, ve
📍 dirilten Yüce Allah olduğunu itiraf ediyorlardı : "Andolsun ki onlara 'gökleri ve yeri
kim yarattı' diye sorsan, mutlaka 'ALLAH' derler"
Lokman
25. "(Rasulum) deki :
size gökten ve yerden kim rızık veriyors yada kullaklara ve gözlere kim malik bulunuyorsölüden diriyi kim çıkartıyor, diriden ölüyü kim çıkartıyors(her türlü) işi kim idare ediyors'ALLAH' diyecekler. De
ki : öyleyse (Allah'tan) korkmuyormusunuz s Yunus 31.
Yine Mekkeliler, kendilerini
📍 yaratan, 📍 yağmur yağdıran ve hayat veren, 📍 mutlak egemen ve Arşın sahibi Allahu Teala olduğuna da iman ediyorlardı : "Onlara
kendilerini kimin yarattığını sorsan, muhakkak ki 'ALLAH' derler.“ Zuhruf 87. “Eğer onlara 'Gökten
su indirip onunla ölümünden sonra arza hayat veren kimdirs' diye sorarsan, muhakkak 'ALLAH' diyeceklerdir.“ Ankebut 63. “De ki: 'Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), yeryüzü ve
yeryüzünde bulunanlar kimindirs' Diyeceklerdir ki: 'ALLAH'IN'. Yine de ki: 'Yedi tabaka göğün Rabbı ve büyük Arş'ın Rabbı
kimdirs' Onlar da diyeceklerdir ki:
'ALLAH'TIR'. Keza de ki: 'Eğer biliyorsanız, (söyleyin bakalım) her
şeyin hükümranlığı elinde olan, her şeyi himaye eden ve fakat kendisi himayeye
muhtaç olmayan kimdirs' Diyeceklerdir ki: 'ALLAH'. Muminun 84-89.
Ardı ardına gelen sorulara
verilen bu cevaplar, Mekkelilerin, hatta Ademoğlunun tabiatının derinliklerinden arı haykıran FITRATIN seslenişinden başkası değildir kardeşlerim 🌿. Fıtratı örtülen müstesna, her insan bu mezkur fiilere güç yetirecek tek varlığın Allahu Teala olduğunu bilir 🌿.
Evet. Gördüğümüz gibi vahiynin ilk muhatapları Mekkeliler 🡶 Allah inancına sahiptiyler. Nitekim onlar Rububiyet tevhidine iman ediyorlardı. Amel
etmek fıtri bir ihtiyaç olduğuna göre, acaba bu rububiyet anlayışlarını amele de döküyorlarmıydıs Allah'a yakınlaşmaya çalışıyorlarmıydıs Sizde mi bilmek istiyorsunuzsHaydi o zaman sessizce onları izlemeye devam
edelim...
🏁 Mekkeliler, İbadet Eden Bir Toplumdu
Sırada ki tespit yine hiç beklenmedik. Mekkelilerin Allah Azze ve Celle'ye iman ettiklerini az önce anladık. Şimdi de onların, bizlerin bugün ki gibi, BİR TAKİM İBADETLER ifa ettiklerini desem, şaşırırmısınızs Aynen. Mekkeliler 📍 namaz kılıyorlardı, 📍 oruç tutuyorlardı, 📍 hac ediyorlardı, 📍 itikaf ve 📍 sadaka veriyorlardı, 📍 köle azad ediyorlardı ve 📍 sıla-Rahim'e riayet ediyorlardı. Nitekim hadisler buna delalet etmektedir :
Sırada ki tespit yine hiç beklenmedik. Mekkelilerin Allah Azze ve Celle'ye iman ettiklerini az önce anladık. Şimdi de onların, bizlerin bugün ki gibi, BİR TAKİM İBADETLER ifa ettiklerini desem, şaşırırmısınızs Aynen. Mekkeliler 📍 namaz kılıyorlardı, 📍 oruç tutuyorlardı, 📍 hac ediyorlardı, 📍 itikaf ve 📍 sadaka veriyorlardı, 📍 köle azad ediyorlardı ve 📍 sıla-Rahim'e riayet ediyorlardı. Nitekim hadisler buna delalet etmektedir :
💎 Mekkeliler, Kabeyi bile tavaf ediyorlardı. Lakin Safa ile Merve arasındaki sayı terkediyorlardı. Daha sonra, şehadeti ikrar eden Müslümanlar Allah Rasulune sallalahu aleyhi ve sellem : “Ey Allah’ın Resulu! Biz cahiliye döneminde Safa ile Merve arasında tavaf etmekten kaçınırdık. Allah Beyt'i tavaf emrini indirdiği hâlde, Safa ile Merve arasında say’ı zikretmedi. Biz Safa ile Merve arasında say edersek, bize günah var mıdırs” diye sordular. Bunun üzerine Allah Subhanehu ve Teala: "Şüphesiz Safa ile Merve Allah'ın alâmetlerindendir. İşte kim o Beyt’i hacc veya umre kasdı ile ziyaret ederse, bunları güzelce tavaf etmesinde üzerine bir günah yoktur. Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa şüphesiz Allah kabul eder ve (yapılanı) hakkıyla bilir. " Bakara suresinin 158. ayetini indirdi. Muttefekun aleyh, Buhari ve Muslim. Bir başka rivayette Kabe'yi tavaf ederken koştukları şirk şöyle aktarılır : "emret Allah'ım, Senin hiçbir ortağın yoktur. Yalnız bir ortağın vardır ki, onun da bütün yetkilerinin de sahibi sensin" Muslim, Hacc 3, 22-1185.
💎 Ömer radıyallahu anh’ın cahiliye döneminde itikafa girdiğini ve adak adadığını anlatıyor : Ömer ibnu'l-Hattab radiyallahu anh cahiliyyede Mescidi Haram içinde itikâf etmeyi adamıştı. Müslüman olduktan sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ömer'e hitaben: "Adağını yerine getir." buyurdu. Müslim
İşte İslam gelmeden evvel Mekkelilerin
amellerinden en önde çıkanları bunlar idi kardeşlerim. Ne ilginç
değil mis Bildiklerimizden ne
kadar da uzaklaştık... Önce onların Rabblerini inkar etmediklerini öğreniyoruz,
şimdide bir kulluk içerisinde oldukları.
ÖYLEYSE, SORUN NEYDİ s
Rablerini bilen, ve ubudiyetin şiarlarını taşıyan bir kavime neden Allah Azze ve Celle bir rasul göndersin kis Hangi günahı irtikap
ediyorlardı ki Allahu Teala yeni bir
şeriat inzal ettis Hangi suçu isliyorlardı ki, Alemlere rahmet, güzel ahlakın
tamamlayıcısı, İslam risaletinin son Nebi ve Rasulu olan Muhammed sallallahu
aleyhi ve sellem'i yüce bir vazife ile görevlendirdi s Bunu deşifre etmeye
az kaldı. Hep beraber müşahedeyi sürdürelim...
🏁 Mekkelilerin Problemi Allahu Tealayı Bilmemek Değil, O'nu Birlememekti
A. Mekkeliler, aracılar/şefaatciler edinip yüce Allah'a şirk koşarlardı
Üçüncü tespit herşeyi açıklığa kavuşturuyor kardeşlerim. Sizlere Mekkelilerin, bunca köklü bir Allah bilgisine rağmen, ve Yüce Arşın sahibini Rab edindikleri rağmen, İBADETTE ONA ORTAKLAR KOŞTUKLARINI desem, ne kadar şaşırırsınızs
A. Mekkeliler, aracılar/şefaatciler edinip yüce Allah'a şirk koşarlardı
Üçüncü tespit herşeyi açıklığa kavuşturuyor kardeşlerim. Sizlere Mekkelilerin, bunca köklü bir Allah bilgisine rağmen, ve Yüce Arşın sahibini Rab edindikleri rağmen, İBADETTE ONA ORTAKLAR KOŞTUKLARINI desem, ne kadar şaşırırsınızs
En başta, tevhid ile şirk arasında ki asırlardan beri devam eden savaştan bahsetmiştik. Bizler ne kadar bu savaş meydanlarında yer alıyorsak, Mekkeliler de bu savaşın askerlerindenmiş. Mamafih, onlar cehaletin yayılmasından ötürü yanlış safta yer tutmuşlar.
Sevgili kardeşlerim, Mekkelilerin günahı, Allahu Teala'ya 🗲 ŞİRK KOŞMALARIYDI 🗲. Şirk, kelimelerin neredeyse tarife aciz kaldığı bir HARAMDIR 🚧. Tevhid namına hiç bir şeyi bırakmayan bir davranıştır 🚧. Şirk koşan insan zalimlerin en zalimidir 🚧. Ve şirk, çeşit çeşittir 🚧. Bunu iyicene anladıktan sonra, Mekkeliler hangi şirkin içerisinde yüzüyorlardı sizces
Kardeşlerim, Mekkelilerin şirki, Rabu'l-Alemin'e yakınlaşmak için şefaatçiler, yani 🚨 ARACILAR 🚨 edinmeleriydi. O şefaatçiler ki kendileri için kutsaldı, kıymeti büyük, ve mübarekti. Amr bin Luhayy'ın şu cümlesi, konuyu aydınlatıyor : "Allah çok yüce bir varlık... biz çok günahkarız. O'na aracısız ibadet edemeyiz. Onun için dikmiş olduğumuz bu evliyalar ve melekleri Allah ile aramızda aracı kılmalıyız." Görünüşte niyetleri pek masum. Fakat bizler biliyoruz ki masum bir niyet, çirkin bir ameli asla güzelleştirmez. 📣 İşte Mekkelilerin bu batıl inançları, DUALARINI Allah Azze ve Celle'ye yöneltecekleri yerde ŞEFAATÇİLERİNE YÖNELTİP, yüce Allah'a ORTAK KOŞMAYA GÖTÜRMÜŞTÜ. 📣 Müşrikte aynen böyle davranır. Allahu Teala, sırf Mekkelilere değil, bütün ümmetu-Muhammed'e aracılık inancı hakkında verdiği hükmü açıklıyor : HARAMDIR, ŞİRKTİR, ve tevbe edilmezse cezası EBEDİ CEHENNEMDİR.
Şeriatın Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem'e bile (ki o muvahhidlerin önderiydi) hiç kimseye taviz vermediği, ve zemmettiği tüm bu davranışlar, fıtrata ters olmakla beraber, AKILA'DA tepeden tırnağa muhteliftir 🚨. Nasıl bu fiiller ma'ruf olsun ki kardeşlerims Mekkeliler, Rablerinin Allah olduğunu biliyorlardı. O'nun hakkında güçlü bir bilince sahiptiyler. Ama yine de bu temeller, ibadette şirk koşmalarına mani olmadı. Hem de herşeyi yaratan, öldüren, dirilten, rızık veren, yağmur yağdıran, mutlak egemen sahibi olan, tasarruf eden ve Mülkün sahibi Allah Azze ve Celle olduğunu tereddütsüz ikrar ederken... Nihayetinde şeytan, onlara galip gelmişti.
C. Aziz ve Celil Allah, aracıları kaldırmayı emrediyor. Kaldırmayana gazap ediyor, azarlıyor ve ebedi cehennemi vaad ediyor
İkinci bir Allah edinmek mis Tabi ki hayır.
Kuru putların önünde secde etmek mis Hayır, hayır.
Kuru putların önünde secde etmek mis Hayır, hayır.
Bir kabri tavaf etmek mis Hayır.
O ZAMAN HANGİ ŞİRKTİsss
🔦 “İyi bilin ki, HALİS DİN (şirkden arındırılmış din) YALNIZ ALLAH’INDIR. Onu bırakıp da başka DOSTLAR edinenler, ‘Biz onlara sadece, bizi ALLAH’A DAHA ÇOK YAKLAŞTIRSINLAR diye ibadet ediyoruz.’ diyorlar. Şüphesiz Allah ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.” Zümer 3.
🔦 “Allah’ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere ibadet ediyorlar ve ‘İşte bunlar Allah katında bizim ŞEFAATÇİLERİMİZDİR.’ diyorlar. De ki: ‘Siz, Allah’a göklerde ve yerde Onun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuzs’ O, ONLARIN ORTAK KOŞTUKLARI ŞEYLERDEN uzaktır, yücedir.” Yunus 18.
🔦 "Mescidler hiç şüphesiz ki Allahın'dır. Allah ile beraber başka birine dua edip yalvarmayın! " Cin 18.
🔦 "Çünkü kim Allâh'a şirk koşarsa, muhakkak Allâh ona CENNETİ HARAM KILMIŞTIR! Onun varacağı yer cehennem ateşidir! Zâlimler için hiçbir yardımcı yoktur!" Maide, 72.
B. Şefaatçiler/aracılar edinmek en büyük zulüm olmakla beraber çok mantıksız bir iştir
Durum ciddidir. İnsanı bir damla sudan yaratan, ona iki göz, iki kulak ve bir kalp bahşeden Allah Azze ve Celle iken, aracı edinip, ibadetin bir cüzünü onlara atfetmek 📣 adaletsizlerin en kebiridir. Allahu Teala, bu haramın failine 📣 cenneti ebediyen haram kılar, ve 📣 cehennemi ebediyen reva görür. Nitekim Rabbimiz Mekkelilerin bu kerih amellerini çeşitli ayetlerinde kınamıştır. Hatta dua edilen bu varlıkların dua edenler gibi aciz olduğunu vurgular : “Allah'ı bırakıp da KENDİLERİNE SESLENİP DUA ETTİĞİNİZ KİMSELER DE SİZİN GİBİ KULLARDIR. (Eğer iddianızda) doğru iseniz, onlara seslenip dua edin de, sizin duanıza icabet etsinler.“ A’raf 194. “Kendileri YARATILMIŞ oldukları halde, hiçbir şey yaratamayan o putları (Allah'a) mı ortak koşuyorlars Oysa onlar, ne onlara yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım edebilirler.“ A’raf 191. "Allah'ı bırakıp da dua ettikleriniz size yardım etmeye muktedir olamazlar; onlar kendilerine bile yardım edemezler.“ A’raf 197.
Böyle bir itikad kardeşlerim, haşa, Rabbimizin Yüce Zatına eksiklik nispet etmektir. Hayır! Bilakis O, El Kuddûs, Es-Selâmdır ✨. Haşa, mahluklarına muhtaçlık izafet etmektir. Hayır! Bilakis O, Es-Samedtir ✨. Haşa, O'nun uzak olduğunu iddia etmektir. Hayır! Bilakis O, El Karibtir ✨.
Durum ciddidir. İnsanı bir damla sudan yaratan, ona iki göz, iki kulak ve bir kalp bahşeden Allah Azze ve Celle iken, aracı edinip, ibadetin bir cüzünü onlara atfetmek 📣 adaletsizlerin en kebiridir. Allahu Teala, bu haramın failine 📣 cenneti ebediyen haram kılar, ve 📣 cehennemi ebediyen reva görür. Nitekim Rabbimiz Mekkelilerin bu kerih amellerini çeşitli ayetlerinde kınamıştır. Hatta dua edilen bu varlıkların dua edenler gibi aciz olduğunu vurgular : “Allah'ı bırakıp da KENDİLERİNE SESLENİP DUA ETTİĞİNİZ KİMSELER DE SİZİN GİBİ KULLARDIR. (Eğer iddianızda) doğru iseniz, onlara seslenip dua edin de, sizin duanıza icabet etsinler.“ A’raf 194. “Kendileri YARATILMIŞ oldukları halde, hiçbir şey yaratamayan o putları (Allah'a) mı ortak koşuyorlars Oysa onlar, ne onlara yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım edebilirler.“ A’raf 191. "Allah'ı bırakıp da dua ettikleriniz size yardım etmeye muktedir olamazlar; onlar kendilerine bile yardım edemezler.“ A’raf 197.
Böyle bir itikad kardeşlerim, haşa, Rabbimizin Yüce Zatına eksiklik nispet etmektir. Hayır! Bilakis O, El Kuddûs, Es-Selâmdır ✨. Haşa, mahluklarına muhtaçlık izafet etmektir. Hayır! Bilakis O, Es-Samedtir ✨. Haşa, O'nun uzak olduğunu iddia etmektir. Hayır! Bilakis O, El Karibtir ✨.
Şeriatın Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem'e bile (ki o muvahhidlerin önderiydi) hiç kimseye taviz vermediği, ve zemmettiği tüm bu davranışlar, fıtrata ters olmakla beraber, AKILA'DA tepeden tırnağa muhteliftir 🚨. Nasıl bu fiiller ma'ruf olsun ki kardeşlerims Mekkeliler, Rablerinin Allah olduğunu biliyorlardı. O'nun hakkında güçlü bir bilince sahiptiyler. Ama yine de bu temeller, ibadette şirk koşmalarına mani olmadı. Hem de herşeyi yaratan, öldüren, dirilten, rızık veren, yağmur yağdıran, mutlak egemen sahibi olan, tasarruf eden ve Mülkün sahibi Allah Azze ve Celle olduğunu tereddütsüz ikrar ederken... Nihayetinde şeytan, onlara galip gelmişti.
C. Aziz ve Celil Allah, aracıları kaldırmayı emrediyor. Kaldırmayana gazap ediyor, azarlıyor ve ebedi cehennemi vaad ediyor
Arşın sahibi olan Allah,
aracı edinen şefaatçilerin ortadan kaldırılmasını EMRETMİŞTİR
aracı edinen şefaatçilerin ortadan kaldırılmasını EMRETMİŞTİR
📣 Kaldırmayanlara da reddiye vermiştir. Rabbimizin Mekkelilere nasıl karşılık verdiğine bakın : "BANA dua edin, kabul edeyim. Çünkü Bana İBADET etmekten kibirlenenler, aşağılanmış olarak cehenneme girerler". Gafur 40. Üstüne üstün sevgili kardeşlerim Allahu Teala bu günahı işleyene "sapık" olarak tesmiye etmiştir : "Allah'tan başka, kıyamet gününe kadar kendine cevap vermeyecek olan kimseleri çağırıp durandan daha sapık kim vardırsAhkaf, 5. Allah Rasulu sallalahu aleyhi ve sellem'de şöyle buyurur : "her kime ölüm, Allah ile birlikte kendisine dua ettiği bir eş/ortak olduğu halde gelirse, cehenneme girer". Buhari 4497.
Vel hasıl kelam, dua, davet ve çağrıdır. 📣 Bir kul kime duasını yöneltirse, ona İBADET etmiş olur, onu Rab Teala'dan gayrı ilah edinmiş olur, ve yüce Allah'a büyük şirk koşmuş olur.
Artık neden Mekkelilerin sorunu, Allahu Teala'yı bilmemek DEĞİL, O'nu BİRLEMEMEK olduğunu hepimize anlaşılır oldu bi izni Allah değerli kardeşlerim. Gerçekten Kuran-ı Kerim'in ilk muhataplarını tanıdıkça hayretler içinde kalıyoruz.
🏁 Mekkelilerin Allah Azze ve Celle'yi tevhid ettikleri/birledikleri o an
Şimdi ki gelecek olanla hayretimizi daha daha artacak. Çünkü bu, onların durumları ne kadar karanlık olduğunun yansıtmasıdır.
🏁 Mekkelilerin Allah Azze ve Celle'yi tevhid ettikleri/birledikleri o an
Şimdi ki gelecek olanla hayretimizi daha daha artacak. Çünkü bu, onların durumları ne kadar karanlık olduğunun yansıtmasıdır.
Aracısız bir dini kabul edemeyen Mekkeliler, en çok sıkıştıkları anda dini Allah'a halis kılıp, bütün şefaatçilerini terk ettiklerini desem, sizde şaşırırmısınızs
🏁 “Sizi karada ve denizde yürüten O'dur; hattâ gemide olduğunuz zamanda da. Nitekim gemi, tatlı bir rüzgarla içindekileri götürür; onlar da bununla neşelenirler. Derken gemiye şiddetli bir fırtına gelir çatar her taraftan onlara dalgalar çarpar; sanırlar ki, o dalgalarla çepeçevre kuşatılmışlardır. İşte o zaman, dini sadece Allah'a has kılarak ‘Eğer bizi bu durumdan kurtarırsan, muhakkak şükredenlerden olacağız.’diye O'na duâ ederler.“ Yunus 22. Bu ayetle Mekkelilerin istiğane anında sadece Allahu Teala'ya yalvarıp yakardıklarını anlıyoruz. Akabinde Rabbimiz dualarını kabul eder ve onları kurtarır. Lakin karaya vardıklarında, küfürlerine geri dönerler : “Gemiye bindikleri zaman, dîni Allah'a hâs kılarak O'na yalvarırlar, fakat onları karaya çıkarıp kurtarınca, HEMEN ALLAH'A ŞİRK KOŞARLAR.“ Ankebut 65. İşte Mekkelilerin ilahlaştırdıkları bu zatlar, ubudiyetlerinin vazgeçilmeziydi. Şu da var ki, bu son tespitin karşıt ucundan bakarsak, onların en azından istiğâse (Yüce Allah'a sığınma, O'ndan eman ve korunma dileği) anında fıtratlarına döndüklerini görüyoruz. Bu da lehlerine olan tek ibadet olsa gerek…
🏁 Şefaatçileri/aracıları iptal etmek, Mekkeliler için rukiye gerektiren hastalıklı bir haldi
Mekkelilerin inancına taalluk eden son bir olayı zikredelim, ve müşahedemizi yavaş yavaş sonlandıralım, onların sayfasını öğüt almış bir hal ile kapatalım bi izni Allah : bir defasında Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in cinlendiğini iddia ettiler ➫ Ezdu Şenua kabilesinden Dımad adında rukye ile efsun yapan birinin varlığından bahsedilir. Mekke’ye gelince Mekkeliler kendisine : “Bizim Muhammed cinlendi : O’na okusan, çünkü Allah senin elinle birçok kişiye şifa vermiştir” derler. Daha sonra Dimad Mekke sokaklarının birinde Allah Resulune rastlayınca: “Muhammed gel sana okuyayım olur ki Allah benim elimle sana şifa verir.” der. Müslim. Şefaatçileri aradan çıkarmak ve direkt yüce Allah'a bağlanmak onlar için rukiye yapılması gerektiren hastalıklı bir hal idi. Ümmetine bu kadar düşkün ve merhametli bir peygamberi böylesine itham etmek ne büyük küstahlık, ne büyük eziyet değil mi s
Mekkeliler, Kuran-i Kerim inmeden evvel Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e El Emin ismini vermişlerdi. Vahiy geldikten sonra ise biricik Peygamberimizi sallallahu aleyhi ve sellem'i yoldan sapmış yalancı ve mecnun bir kişi olarak etiketlediler.
✨💐🌿 Halbuki o, İBADET ADINA NE VARSA HEPSİNİ ALLAH AZZE VE CELLE'YE ADAMAKLA EMROLUNDU : "De ki: Muhakkak benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbı olan Allah içindir" Enam 162
✨💐🌿 Halbuki o, MÜSLÜMANLARIN İLKİ, bu ümmetin TEVHİD ÖNDERİ, ve TAKVA sahibiydi: “De ki: ‘Ben, dîni Allah'a hâlis kılarak O'na ibadet etmekle emrolundum. Ve Müslümanların ilki olmakla da emrolundum.’ Yine de ki: ‘Ben Rabbıma karşı geldiğim takdirde, büyük bir günün azabından elbette korkarım.’ De ki: ‘Dînimi Allah'a hâlis kılarak O'na ibadet ederim. Siz de, O'ndan başka dilediğinize ibadet edin.’ De ki: ‘Hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü, kendilerini ve ailelerini hüsrana uğratanlardır. Bilesiniz ki, işte apaçık hüsran budur" Zümer 11-15.
✨💐🌿 Halbuki o, diğer peygamberler gibi ancak "La İlahe illa Allah (Allah'tan başka tapılacak hak Mabud yoktur)"a davet etti : "senden önce hiç bir rasul göndermedik ki ona mutlaka 'Benden başka ilah yoktur, şu halde Bana kulluk edin! Diye vahyetmiş olmayalım" Enbiya 25.
🏁 Tevhidin ifsadı, bir rasul gönderilecek kadar vahim bir durumdur
Mekkelilerin inancına taalluk eden son bir olayı zikredelim, ve müşahedemizi yavaş yavaş sonlandıralım, onların sayfasını öğüt almış bir hal ile kapatalım bi izni Allah : bir defasında Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in cinlendiğini iddia ettiler ➫ Ezdu Şenua kabilesinden Dımad adında rukye ile efsun yapan birinin varlığından bahsedilir. Mekke’ye gelince Mekkeliler kendisine : “Bizim Muhammed cinlendi : O’na okusan, çünkü Allah senin elinle birçok kişiye şifa vermiştir” derler. Daha sonra Dimad Mekke sokaklarının birinde Allah Resulune rastlayınca: “Muhammed gel sana okuyayım olur ki Allah benim elimle sana şifa verir.” der. Müslim. Şefaatçileri aradan çıkarmak ve direkt yüce Allah'a bağlanmak onlar için rukiye yapılması gerektiren hastalıklı bir hal idi. Ümmetine bu kadar düşkün ve merhametli bir peygamberi böylesine itham etmek ne büyük küstahlık, ne büyük eziyet değil mi s
Mekkeliler, Kuran-i Kerim inmeden evvel Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e El Emin ismini vermişlerdi. Vahiy geldikten sonra ise biricik Peygamberimizi sallallahu aleyhi ve sellem'i yoldan sapmış yalancı ve mecnun bir kişi olarak etiketlediler.
✨💐🌿 Halbuki o, İBADET ADINA NE VARSA HEPSİNİ ALLAH AZZE VE CELLE'YE ADAMAKLA EMROLUNDU : "De ki: Muhakkak benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbı olan Allah içindir" Enam 162
✨💐🌿 Halbuki o, diğer peygamberler gibi ancak "La İlahe illa Allah (Allah'tan başka tapılacak hak Mabud yoktur)"a davet etti : "senden önce hiç bir rasul göndermedik ki ona mutlaka 'Benden başka ilah yoktur, şu halde Bana kulluk edin! Diye vahyetmiş olmayalım" Enbiya 25.
🏁 Tevhidin ifsadı, bir rasul gönderilecek kadar vahim bir durumdur
Ve biz, artık durumu çözüyoruz : 🢆🢆🢆 Mekkelilere son
nebi ve rasul Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in gönderiliş sebebi, bizatihi
ULUHİYET TEVHİDİN İFSADIYDI. Tevhidin ifsadı ise, BİR RASUL
gönderilecek kadar vahimdir. Yeryüzüne gönderilen külli nebilerin ilahi
görevleri, Allah Azze ve Celle'nin izniyle şirki yok edip, kalpleri diriltecek uluhiyet tevhidine çağırmaktır. Çünkü her bir ümmetin ve Rasullerin arasındaki
anlaşmazlık, uluhiyet tevhididir sevgili kardeşlerim.
Mekkelilerin son haline gelince : Allahu Teala'nın Rububiyetini
ikrar etmeleri Müslüman olmaları için yeterli olmamıştır ve kendileriyle savaşılmıştır. 📣 Onlar, tevhid dini olan İslam'a ve şirkten tevbe'ye
davet edildiklerinde,
! Kuru taklitle tutundukları yolu bırakmayacaklarını söylediler : "... biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız ..." Bakara 170
! Kibirlenip, şirkten
vazgeçmeyeceklerini vurguladılar : "Şimdi biz deli bir
şairin sözüyle ilahlarımızı mı terk edeceğizs" Saffat 36
! Allah Azze ve Celle hakkında yalan konuştular : "...İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir..." Yunus 18.
! Küfürlerinin sebebine, masum bir niyeti öne sürdüler : "...Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz..." Zumer 3
! Küfürlerinin sebebine, masum bir niyeti öne sürdüler : "...Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz..." Zumer 3
Neticede kardeşlerim, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara
"La İlahe illa Allah"
(Allah'tan
başka tapılacak HAK mabud yoktur)
deyin, kurtuluşa erin
dediğinde,
bu cümlenin ne demek olduğunu HEMEN. Evet, HEMEN. ORACIKTA anladılar. "La" dediklerinde
aracı edinmek şirk olup, bundan vazgeçmeleri gerektiğini, ve "illa Allah" ile de Hanif İbrahim aleyhi selam gibi dini Allah'a halis kılmalarını gerekeceğini çok
iyi kavradılar. Onun için ilk tepkileri ne
oldus
"...İlahları,
tek ilah mı yaptıs doğrusu bu çok şaşılacak bir şey !"
Sad, 5
Rabbimiz, her zaman hakkı hak bilip, ona tabi olmayı,
batılı'da batıl kabul edip, ondan ırak kalmayı nasip eylesin,
bizlere bu konuda muvaffakiyet versin. Allahumme amin.
سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ




